AIRPLUS

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • AIRPLUS 50/500 MCG DISCAIR INHALASYON ICIN TOZ 60 DOZ
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • AIRPLUS 50/500 MCG DISCAIR INHALASYON ICIN TOZ 60 DOZ
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • inhalasyon ve pulmicort

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Pasif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8680741550037
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 20-02-2018
  • Son Güncelleme:
  • 24-05-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

AİRPLUS 50/500 mcg discair inhalasyon için toz

2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM

Etkin madde:

Salmeterol ksinafoat*

72,64 mcg

Flutikazon propiyonat

500 mcg

*50 mcg Salmeterol’e eşdeğer.

Yardımcı maddeler:

Laktoz

12,42736 mg

Yardımcı maddeler için 6.1’e bakınız.

3. FARMASÖTİK FORMU

İnhalasyon için toz

Blisterlenebilen Alü folyo içerisinde beyaz toz

4. KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1. Terapötik endikasyonlar

Astım semptomlarının düzeltilmesi ve kontrol altına alınması amacıyla kullanılır. Astım

hastalığının

basamaklı

tedavisinde

basamaktan

itibaren

verilir.

Orta

ağır

KOAH

olgularında semptomları ve atak sıklığını azaltır.

4.2. Pozoloji ve uygulama şekli

Pozoloji/uygulama sıklığı ve süresi:

AİRPLUS sadece inhalasyon yolu ile uygulanır.

Hastalar, belirtileri olmasa dahi optimum fayda için AİRPLUS’ı düzenli olarak kullanmaları

gerektiği konusunda uyarılmalıdır.

Hastaların düzenli olarak doktor kontrolünde bulundurularak aldıkları AİRPLUS dozunun

optimum düzeyde kalması sağlanmalı ve sadece doktor önerisi ile değiştirilmelidir.

Astım

Doz,

belirtileri

etkili

olarak

kontrol

eden

düşük

doza

ayarlanmalıdır.

Günde

uygulanan AİRPLUS ile belirtilerin kontrolü sağlandığında, etkili en düşük doz açısından,

günde 1 kez uygulanan AİRPLUS da değerlendirmeye dahil edilebilir.

Hastalara hastalıklarının şiddetine göre uygun flutikazon propiyonat dozu içeren AİRPLUS

verilmelidir.

Eğer hasta yalnız inhale kortikosteroid tedavisi ile yeterli derecede kontrol edilemiyorsa

tedavinin terapötik olarak eşdeğer kortikosteroid dozunda AİRPLUS ile değiştirilmesi astım

kontrolünde düzelme sağlayabilir. Astımı yalnız inhale kortikosteroid tedavisi ile yeterli

derecede kontrol edilebilen hastalarda tedavinin AİRPLUS ile değiştirilmesi astım kontrolünü

sürdürürken kortikosteroid dozunun azaltılmasını sağlayabilir. Daha ayrıntılı bilgi için lütfen

Farmakodinamik özellikler bölümüne bakınız.

Tavsiye Edilen Dozlar

12 yaş ve üzeri adolesanlar:

Günde

inhalasyon

mikrogram

salmeterol

mikrogram

flutikazon

propiyonat).

veya

günde

inhalasyon

mikrogram

salmeterol

mikrogram

flutikazon

propiyonat).

veya

günde

inhalasyon

mikrogram

salmeterol

mikrogram

flutikazon

propiyonat).

18 yaş ve üzeri yetişkinler:

Yetişkinlerde 14 güne kadar tüm AİRPLUS dozlarının iki katına çıkarılması ile düzenli olarak

günde iki kez alınan doz karşılaştırılabilir güvenlilik ve tolerabilitededir ve bu durum astım

tedavi rehberlerinde gösterildiği gibi hastalar ilave kısa süreli inhale kortikosteroid tedavisine

ihtiyaç duyduklarında (14 güne kadar) göz önünde bulundurulabilir.

Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH)

Yetişkin hastalar için tavsiye edilen doz günde 2 kez 1 inhalasyon 50/250 mikrogram-50/500

mikrogram salmeterol/flutikazon propiyonattır. Günde iki kez alınan 50/500 mikrogramlık

maksimum salmeterol/flutikazon propiyonat dozunun tüm nedenlere bağlı ölümleri azalttığı

gösterilmiştir (bkz. 5.2 Klinik Çalışmalar).

Uygulama şekli:

AİRPLUS, sadece oral inhalasyon içindir.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Böbrek/Karaciğer yetmezliği:

Doz modifikasyonu gerekli değildir.

Pediyatrik popülasyon:

4-12 yaş arası çocuklarda AİRPLUS 50/100 mikrogram discair inhalasyon için toz kullanılır.

4 yaşından küçük çocuklarda AİRPLUS kullanımı ile ilgili bilgi yoktur.

Geriyatrik popülasyon:

Doz modifikasyonu gerekli değildir.

4.3. Kontrendikasyonlar

AİRPLUS,

bileşenlerinden

herhangi

birine

karşı

aşırı

duyarlılığı

olan

hastalarda

kontrendikedir (bkz. 6.1 Yardımcı Maddeler Listesi).

4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

Astım tedavisinde normalde kademeli bir program izlenmelidir ve hastanın yanıtı klinik

olarak ve akciğer fonksiyon testleriyle izlenmelidir.

AİRPLUS hafif astım tedavisi için önerilmez.

AİRPLUS hızlı ve kısa etkili bir bronkodilatörün (örneğin salbutamol) kullanımını gerektiren

akut belirtileri rahatlatmak için değildir. Hastalara rahatlamak için kullanmaları gereken

ilaçları her zaman yanlarında bulundurmaları tavsiye edilmelidir.

Belirtileri gidermek için kısa etkili bronkodilatör kullanımının artması astım kontrolünün

kötüleştiğini gösterir ve bu durumda olan hastalar bir hekim tarafından tekrar muayene

edilmelidir.

Uzun

etkili

beta

agonistler

astım

semptom

kontrolünü

sağlayan

kısa

süre

boyunca

kullanılmalı ve astım kontrolüne ulaşıldığında eğer mümkünse kullanımları durdurulmalıdır.

Sonrasında hastaların kontrol edici bir tedaviyle idamesi sağlanmalıdır.

Astım kontrolünün ani ve ilerleyen şekilde kötüleşmesi hayatı tehdit eden bir durumdur ve

hastanın bir hekim tarafından tekrar muayene edilmesi gereklidir. Kortikosteroid dozunun

artırılması düşünülmelidir. AİRPLUS’ın mevcut dozunun astımı yeterli derecede kontrol

edemediği durumda hasta hekim tarafından tekrar muayene edilmelidir.

Hastalar alevlenme dönemlerinde ise ya da önemli ölçüde veya akut olarak kötüye giden

astım şikayetleri varsa, uzun etkili beta agonistlerle tedaviye başlanmamalıdır.

Astımlı ya da KOAH’lı hastalarda alevlenme bir enfeksiyon ile ilişkili ise ilave kortikosteroid

tedavisi ve antibiyotik uygulanması düşünülmelidir.

Astımlı hastalarda alevlenme riski nedeniyle AİRPLUS tedavisi ani olarak kesilmemelidir,

tedavi dozu hekim gözetiminde kademeli olarak azaltılmalıdır. KOAH’lı hastalarda tedavinin

kesilmesine semptomatik dekompanzasyon eşlik edebilir ve tedavinin kesilmesi bir hekim

gözetiminde yapılmalıdır.

KOAH’da

yüksek

doz

kullanımının

avantaj

sağladığına

ilişkin

klinik

kanıtlar

yetersizdir.

Salmeterol/flutikazon propiyonat alan KOAH’lı hastalarla

yapılan çalışmalarda pnömoni

bildirimlerinde artış olmuştur (bkz. 4.8 İstenmeyen Etkiler). Alevlenme ve pnömoninin klinik

özellikleri

sıklıkla

birbirleriyle

örtüştüğünden,

hekimler

KOAH’lı

hastalarda

pnömoni

gelişmesi olasılığına karşı dikkatli olmalıdır.

Kortikosteroid içeren tüm inhale ilaçlarla olduğu gibi, aktif veya sessiz akciğer tüberkülozu

olan hastalarda AİRPLUS dikkatli kullanılmalıdır.

AİRPLUS tirotoksikozlu hastalarda dikkatli kullanılmalıdır.

Tüm

sempatomimetik

ilaçlarla,

özellikle

terapötik

dozlardan

daha

yüksek

dozlarda

uygulandıklarında, bazen sistolik kan basıncında ve kalp hızında artış gibi kardiyovasküler

etkiler görülebilir. Bu nedenle AİRPLUS önceden kardiyovasküler hastalığı olanlarda dikkatli

kullanılmalıdır.

Tüm sempatomimetik ilaçlarla, terapötik dozdan daha yüksek dozlarda uygulandıklarında

serum potasyum düzeylerinde geçici bir azalma meydana gelebilir. Bu nedenle, düşük serum

potasyum düzeylerine eğilimi olan hastalarda AİRPLUS dikkatli kullanılmalıdır.

Herhangi

inhale

kortikosteroid

özellikle

yüksek

dozlarda,

uzun

süre

kullanıldığında

sistemik etkiler oluşabilir. Oral kortikosteroid uygulamasına göre bu etkilerin oluşma olasılığı

çok daha azdır (bkz. 4.9 Doz Aşımı). Olası sistemik etkiler; Cushing sendromu, Cushing

benzeri belirtiler, adrenal supresyon, çocukların ve adolesanların büyümesinde gecikme,

kemik mineral dansitesinde azalma, katarakt ve glokomu içerir. Bu nedenle, astımı olanlarda

inhale kortikosteroid dozunun, etkili kontrolü sağlayan en düşük doza ayarlanması önemlidir.

Stres yaratması muhtemel acil ve elektif durumlarda adrenal yanıt bozukluğu olasılığı daima

akılda tutulmalıdır ve uygun kortikosteroid tedavisi düşünülmelidir (bkz. 4.9 Doz Aşımı).

Uzun süre inhale kortikosteroid tedavisi alan çocukların boyunun düzenli olarak izlenmesi

tavsiye edilmektedir.

Bazı

bireyler

inhale

kortikosteroidlere

çoğu

hastada

olduğundan

daha

fazla

duyarlılık

gösterebilir.

Yetersiz

adrenal

cevap

olasılığından

dolayı,

oral

steroid

tedavisinden

inhale

flutikazon

propiyonat

tedavisine

geçirilen

hastalar

yakından

izleyerek

tedavi

edilmeli

adrenal

fonksiyon

düzenli

olarak

izlenmelidir.

Sistemik

kortikosteroidlerin

kesilmesinden

sonra

hipotalamik pituiter adrenal aks (HPA) fonksiyonlarının düzelmesi için birkaç ay geçmesi

gerekmektedir. Stres ve şiddetli astım ataklarında sistemik steroid tedavisi kesilmiş olan

hastalar

tekrar

oral

kortikosteroid

tedavisine

başlamaları

acil

olarak

hekimlerine

başvurmaları

hususunda

bilgilendirilmelidir.

İnhale

flutikazon

propiyonat

tedavisine

geçildiğinde, sistemik steroid dozu yavaş yavaş azaltılmalı ve hastalar stres zamanlarında ve

şiddetli astım ataklarında ilave tedavi için gereklilik olabileceğini gösteren steroid uyarı

kartları taşımaları hususunda teşvik edilmelidir.

İnhale flutikazon propiyonat tedavisine başlandığında, sistemik steroid dozu kademeli olarak

azaltılmalı ve hastalar stres zamanlarında ek tedavinin gerekli olabileceğini gösteren steroid

uyarı kartı taşımaları konusunda teşvik edilmelidir.

Nadiren kan glukoz düzeylerinde artış rapor edilmiştir (bkz. 4.8 İstenmeyen Etkiler) ve

diabetes

mellitus

öyküsü

olan

hastalara

reçete

edilirken

husus

göz

önünde

bulundurulmalıdır.

Uzun etkili beta agonist preparatlarına bağlı olarak nadiren, ciddi ve bazen ölümcül olabilen

astım ile ilgili solunum problemleri meydana gelebilir.

ABD’de yapılan SMART adlı büyük çaplı bir çalışmada standart tedaviye eklenen salmeterol

(salmeterol-flutikazon propiyonatın bir bileşeni) veya plasebo karşılaştırılmış ve elde edilen

verilere

göre

salmeterol

uygulanan

hastalarda

astıma

bağlı

ölümlerde

anlamlı

artış

görülmüştür. Bu çalışmada elde edilen veriler Afro-Amerikalı hastaların, salmeterol kullanımı

sırasında plaseboya kıyasla solunum ile ilgili ciddi olay veya ölüm riskine daha fazla maruz

kalabileceğini düşündürmektedir. Bu artışın farmakogenetiğe veya diğer faktörlere bağlı olup

olmadığı bilinmemektedir. SMART çalışması, inhalasyon yoluyla eşzamanlı kortikosteroid

kullanımının

astıma

bağlı

ölüm

riskini

artırıp

artırmadığının

belirlenmesi

amacıyla

tasarlanmamıştır. (Bkz 5.1 Farmakodinamik Özellikler)

İnhale kortikosteroide ek olarak uzun etkili beta agonist kullanan pediatrik ve adölesan

hastalarda, her iki ilaca uyumu garanti altında almak için, hem inhale kortikosteroid hem de

uzun etkili beta agonist içeren bir kombinasyon preparatı kullanılması önerilir.

Laktoz uyarısı

AİRPLUS’ın her bir dozu 12,42736 mg laktoz içermektedir. Bu miktar, laktoz intoleransı olan

kişilerde normalde bir probleme neden olmamaktadır.

KOAH hastalarında pnömoni

Kortikosteroid içeren inhale ilaçları alan KOAH hastalarında, hastaneye yatış gerektiren

pnömoni dahil pnömoni insidansında artış gözlemlenmiştir. Artan steroid dozu ile pnömoni

riskinde artış kanıtları bulunmaktadır, ancak bu durum çalışmaların tamamında kesin olarak

gösterilmemiştir.

Kortikosteroid içeren inhale ilaçların pnömoni riskinin büyüklüğü konusunda sınıf içi farklılık

için kesin klinik kanıt bulunmamaktadır.

Hekimler,

KOAH

hastalarında

olası

pnömoni

gelişimine

karşı,

enfeksiyonların

klinik

özellikleri ile KOAH semptomlarının alevlenme durumunun karışması ihtimali dolayısıyla

dikkatli olmalıdırlar.

KOAH hastalarındaki pnömoni risk faktörleri arasında; sigara içimi, ileri yaş, düşük vücut

kitle indeksi ve şiddetli KOAH bulunmaktadır.

4.5. Diğer tıbbi ürünlerle etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

Kullanımı

zorunlu

olmadıkça,

selektif

veya

selektif

olmayan

beta-blokerlerin

kullanılmasından kaçınılmalıdır.

Diğer beta adrenerjik içeren ilaçların eşzamanlı kullanımı potansiyel aditif etkiye sahip

olabilir.

Normal

şartlar

altında,

inhalasyon

yolu

uygulanmasından

sonra,

geniş

geçiş

metabolizması ve karaciğer ve bağırsakta sitokrom P450 3A4’ün aracılık ettiği

yüksek

sistemik klerens sonucu, flutikazon propiyonatın düşük plazma konsantrasyonlarına ulaşılır.

Bu nedenle, flutikazon propiyonatın aracılık ettiği klinik olarak anlamlı ilaç etkileşimi olası

değildir.

Sağlıklı gönüllüler üzerinde yapılan bir ilaç etkileşim çalışması, ritonavirin (oldukça güçlü

sitokrom P450 3A4 inhibitörü), flutikazon propiyonatın plazma konsantrasyonlarını büyük

oranda artırabildiğini ve serum kortizol konsantrasyonlarında anlamlı azalmaya yol açtığını

göstermiştir.

Pazarlama

sonrası

kullanım

sırasında

intranazal

veya

inhale

flutikazon

propiyonat ve ritonavir alan hastalarda Cushing sendromu ve adrenal supresyon dahil sistemik

kortikosteroid etkiler ile sonuçlanan klinik olarak anlamlı ilaç etkileşimleri bildirilmiştir. Bu

nedenle, hastaya olan potansiyel yararı sistemik kortikosteroid yan etkileri riskinden fazla

olmadıkça, ritonavir ve flutikazon propiyonatın birlikte kullanımından kaçınılmalıdır.

Çalışmalar, diğer sitokrom P450 3A4 inhibitörlerinin, serum kortizol konsantrasyonlarında

önemli

düşüş

olmadan

flutikazon

propiyonata

sistemik

maruziyette

ihmal

edilebilir

(eritromisin) ve küçük (ketokonazol) artışlara neden olduklarını göstermiştir. Bununla birlikte,

flutikazon propiyonata sistemik olarak maruz kalma potansiyeli artacağından, güçlü P450

3A4 inhibitörleri (örneğin ketokonazol) ile birlikte kullanıldığında dikkatli olunmalıdır.

ilaç

etkileşim

çalışmasında

eşzamanlı

sistemik

ketokonazol

kullanımının

plazma

salmeterol maruziyetini anlamlı derecede artırdığı gözlenmiştir (C

maks

1.4 kat ve EAA 15 kat),

bu durum QTc aralığında uzamaya neden olabilir (Bkz 5.2 Farmakokinetik Özellikler). Güçlü

CYP3A4

inhibitörleri

(örn,

ketokonazol)

salmeterol

birlikte

uygulandığında

dikkatli

olunmalıdır.

Ketokonazol ile eşzamanlı kullanımından, tedavinin yararları salmeterolün artan sistemik yan

etkiler

riskinden

daha

yüksek

olmadığı

sürece

kaçınılmalıdır.

Diğer

potent

CYP3A4

inhibitörleri

benzer

etkileşim

riskinin

olması

muhtemeldir

(örn,

itrakonazol,

telitromisin, ritonavir).

4.6. Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye

Gebelik kategorisi: C

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)

AİRPLUS’un doğum kontrol yöntemleri üzerine etkisi olup olmadığına dair herhangi bir bilgi

bulunmamaktadır.

Gebelik dönemi

Gebelikte

kullanım

ilgili

yeterli

veri

mevcut

değildir.

Hayvanlar

üzerinde

yapılan

araştırmalar üreme toksisitesinin bulunduğunu göstermiştir (Bkz. kısım 5.3). İnsanlara yönelik

potansiyel risk bilinmemektedir.

Tek ilaç veya kombinasyon halindeki ilaçlarla hayvanlar üzerinde yapılan üreme toksisite

çalışmaları, güçlü bir beta 2 adrenoreseptör agonistinin ve glukokortikosteroidin aşırı sistemik

maruziyet seviyelerinde beklenen fötal etkilerini açığa çıkarmıştır.

İlaç kullanımı ancak anneye sağlaması beklenen yararı fetusa olan olası bir riskten fazla ise

düşünülmelidir.

Bu sınıftaki ilaçlarla ilgili geniş klinik deneyim, etkilerinin terapötik dozlarla ilişkili olduğuna

dair bir kanıt ortaya koymamıştır. Ne salmeterol ksinafoatın ne de flutikazon propiyonatın

genetik

toksisite

potansiyeline

sahip

olduğu

gösterilmiştir.

Gerekli

olmadıkça

gebelik

döneminde kullanılmamalıdır.

Laktasyon dönemi

Salmeterol ksinafoat ve flutikazon propiyonatın gebelik ve emzirme döneminde kullanımı ile

ilgili deneyimler yetersizdir. Emzirme döneminde tercihen kullanılmamalıdır.

Salmeterol süte geçer. Terapötik dozlarda inhale edilen salmeterol ve flutikazon propiyonatın

plazma düzeyleri çok düşüktür ve buna bağlı olarak anne sütündeki konsantrasyonların düşük

olması muhtemeldir. Bu, sütünde düşük ilaç konsantrasyonları ölçülen emziren hayvanlar

üzerinde yapılan çalışmalarla desteklenmiştir.

Üreme yeteneği/Fertilite

Veri bulunmamaktadır.

4.7. Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

AİRPLUS’ın araç ve makine kullanımı üzerindeki etkileri ile ilgili spesifik bir çalışma yoktur,

ancak her iki ilacın farmakolojisi herhangi bir etkisi olmayacağını göstermektedir.

4.8. İstenmeyen etkiler

AİRPLUS, salmeterol ve flutikazon propiyonat içerdiğinden her iki bileşenle de ilişkili olan

tipte ve şiddette advers reaksiyonlar görülebilir. Bu iki bileşiğin birlikte verilmesiyle ilave

advers etki bildirilmemiştir.

Diğer inhalasyon tedavilerinde olduğu gibi, ilaç alındıktan sonra hırıltılı solunumda ani artış

ile paradoksal bronkospazm oluşabilir. Bu durum hızlı ve kısa etkili inhale bronkodilatör ile

hemen tedavi edilmelidir. Salmeterol/flutikazon propiyonat kullanımı hemen kesilmeli, hasta

kontrol edilmeli ve gerekirse alternatif tedavi uygulanmalıdır.

Salmeterol/flutikazon propiyonat ile ilgili advers olaylar aşağıda verilmiştir:

Sıklık sınıflandırması,

Çok yaygın (≥1/10); yaygın (≥1/100 ve <1/10); yaygın olmayan (≥1/1000 ve <1/100); seyrek

(≥1/10.000 ila <1/1000) ve izole raporlar dahil çok seyrek (<1/10.000), bilinmiyor (eldeki

verilerden hareketle tahmin edilemiyor) şeklinde tanımlanmıştır.

Çok yaygın ve yaygın olaylar genellikle klinik çalışma verilerinden belirlenmiştir. Seyrek ve

çok seyrek olaylar genellikle spontan verilere dayanmaktadır.

Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar

Yaygın: Ağız ve boğazda kandidiyaz, bronşit, pnömoni (KOAH’lı hastalarda)

Bağışıklık sistemi hastalıkları

Yaygın olmayan: Kütanöz duyarlılık reaksiyonları

Çok seyrek: Anjiyoödem (temelde

yüzde ve

orofarinksde ödem), solunum semptomları

(dispne ve/veya bronkospazm), anafilaktik şok dahil anafilaktik reaksiyonlar

Endokrin hastalıkları

Çok seyrek: Cushing sendromu, Cushing benzeri özellikleri, adrenal süpresyonu, çocuklar ve

adolesanlarda gelişim geriliği, azalan kemik mineral yoğunluğu, katarakt, glokom.

Metabolizma ve beslenme hastalıkları

Yaygın: Hipokalemi

Çok seyrek: Hiperglisemi

Psikiyatrik hastalıklar

Çok seyrek: Anksiyete, uyku bozuklukları ve hiperaktivite ve iritabilite (temelde çocuklarda)

dahil davranış değişiklikleri.

Bilinmiyor: Depresyon, huzursuzluk (çoğunlukla çocuklarda)

Sinir sistemi hastalıkları

Çok yaygın: Baş ağrısı

Yaygın: Tremor

Kardiyak hastalıklar

Yaygın: Palpitasyon

Yaygın olmayan: Taşikardi

Çok seyrek: Kardiyak aritmi (atrial fibrilasyon, supraventriküler taşikardi ve ekstrasistol

dahil)

Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar

Çok yaygın: Nazofarenjit

Yaygın: Boğaz irritasyonu, ses kısıklığı/disfoni, sinüzit, pnömoni (KOAH’lı hastalarda)

Çok seyrek: Paradoksikal bronkospazm

Deri ve deri altı doku hastalıkları

Yaygın: Kontüzyonlar

Kas-iskelet bozuklukları, bağdoku ve kemik hastalıkları

Yaygın: Kas krampları, travmatik kırıklar

Çok seyrek: Artralji, miyalji

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması:

Ruhsatlandırma

sonrası

şüpheli

ilaç

advers

reaksiyonlarının

raporlanması

büyük

önem

taşımaktadır. Raporlama yapılması, ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine

olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye

Farmakovijilans Merkezi (TÜFAM)’ne bildirmeleri gerekmektedir.

(www.titck.gov.tr; e-posta: tufam@titck.gov.tr; Tel: 0 800 314 00 08; Faks: 0 312 218 35 99)

4.9. Doz aşımı ve tedavisi

Semptomlar ve bulgular

AİRPLUS, salmeterol ve/veya flutikazon propiyonat ile ilgili doz aşımı aşırı doz bilgileri

aşağıda verilmiştir:

Salmeterolün aşırı dozu ile beklenen belirtiler ve bulgular tremor, baş ağrısı, taşikardi, sistolik

kan basıncında artış ve hipokalemi gibi tipik aşırı beta

-adrenerjik stimülasyonuna bağlıdır.

Flutikazon propiyonatın onaylanan dozlarını aşan dozlarda akut inhalasyonu geçici olarak

hipotalamus-hipofiz-adrenal ekseninin baskılanmasına yol açabilir. Bu durum acil önlem

alınmasını gerektirmez; adrenal fonksiyonlar birkaç gün içinde eski haline döner.

Eğer onaylanan AİRPLUS dozunun üzerindeki dozlar uzun süre alınmaya devam edilirse

anlamlı derecede adrenokortikal supresyon oluşabilir. Özellikle onaylanan dozun üzerinde

uzun süre (birkaç ay ya da yıl) ilaca maruz kalan çocuklarda çok seyrek olarak akut adrenal

krizler

ilgili

bildiriler

bulunmaktadır.

Gözlenen

özelliklere

bilinç

kaybı

ve/veya

konvülsiyonlarla

ilişkili

hipoglisemi

dahildir.

Travmaya

maruz

kalma,

cerrahi

girişim,

enfeksiyon veya inhale flutikazon propiyonat dozunda hızlı azalma gibi durumlar akut adrenal

krizi tetikleyebilecek durumlardır.

Hastaların,

AİRPLUS’ı

onaylanan

dozların

üzerindeki

dozlarda

kullanmaları

tavsiye

edilmemektedir. Tedavinin düzenli olarak gözden geçirilmesi ve dozun hastalığın etkili

kontrolünü

sağlayan

düşük

onaylı

doza

azaltılması

önemlidir

(bkz.

Pozoloji

uygulama şekli).

Tedavi

Tercih edilen antidotlar, bronkospazm hikayesi olan hastalarda dikkatli kullanılması gereken

kardiyoselektif

beta-bloker

ajanlardır.

Eğer

AİRPLUS

tedavisinin,

ilacın

beta-agonist

bileşeninin aşırı dozundan dolayı kesilmesi gerekiyorsa, uygun kortikosteroid replasman

tedavisine başlanması düşünülmelidir.

5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

5.1. Farmakodinamik özellikler

ATC Kodu: R03A K06

Farmakoterapötik

grubu:

Adrenerjikler

inhalantlar

(Selektif

beta-2-adrenerjik

reseptör

agonistleri) ve diğer inhalantlar (kortikosteroidler)

Etki mekanizması

AİRPLUS farklı etki mekanizmalarına sahip salmeterol ve flutikazon propiyonat içerir.

Salmeterol belirtilere karşı korurken, flutikazon propiyonat akciğer fonksiyonlarını düzeltir ve

alevlenmeleri önler. AİRPLUS eşzamanlı olarak beta-agonist ve inhale kortikosteroid tedavisi

uygulanan hastalar için daha uygun bir rejim sunabilir. Her iki ilacın da etki mekanizmaları

aşağıda verilmiştir:

Salmeterol

Salmeterol, reseptörün dış bölgesine bağlanan bir uzun yan zinciri olan, selektif uzun etkili

(12 saat) bir beta

-adrenoseptör agonistidir.

Salmeterolün bu farmakolojik özellikleri histaminin neden olduğu bronkokonstriksiyonu daha

etkili bir şekilde önler ve kısa etkili konvansiyonel beta

-agonistlerin önerilen dozlarına göre

en az 12 saat süren, daha uzun süreli bronkodilatasyon sağlar.

İn vitro testler salmeterolün, insan akciğerlerinde histamin, lökotrienler ve prostaglandin D

gibi mast hücresi mediyatörlerinin salıverilmesininin güçlü ve uzun süreli bir inhibitörü

olduğunu göstermiştir.

İnsanda salmeterol inhale edilen alerjenlere karşı erken ve geç faz yanıtlarını inhibe eder; geç

faz yanıtı önleyici etkisi tek bir dozu takiben 30 saat boyunca, bronkodilatör etki sona

erdiğinde bile devam eder. Tek bir salmeterol dozu bronşiyal aşırı cevaplılığı azaltır. Bu

özellikler salmeterolün ilave olarak non-bronkodilatör aktivitesi olduğunu göstermektedir

ancak bu etkinin klinik açıdan anlamı tam olarak açıklığa kavuşmamıştır. Bu mekanizma

kortikosteroidlerin anti-enflamatuvar etki mekanizmasından farklıdır.

Flutikazon propiyonat

Flutikazon propiyonat, tavsiye edilen dozlarda inhalasyon yoluyla verildiğinde akciğerlerde

güçlü

anti-enflamatuvar

etki

gösteren

sistemik

olarak

verilen

kortikosteroidlerle

gözlenen

etkiler

olmadan

astımın

belirtilerini

alevlenmelerini

azaltan

glukokortikoiddir.

İnhale

flutikazon

propiyonat

kronik

tedavi

boyunca,

günlük

adrenokortikal

hormon

salıverilmesi, çocuklar ve yetişkinlerde tavsiye edilen en yüksek dozlarda bile genellikle

normal sınırlar içinde kalmıştır. Diğer inhale steroidlerden inhale flutikazon propiyonata

geçildikten sonra, günlük adrenokortikal hormonların salıverilmesi geçmişte ve halen aralıklı

oral steroid kullanımına rağmen tedricen düzelir, böylece inhale flutikazon propiyonat ile

normal adrenal fonksiyon değerlerine dönüldüğü gösterilmiş olur. Adrenal rezerv de kronik

tedavi sırasında, stimülasyon testinde normal bir artışla ölçüldüğü üzere normal kalır. Bununla

birlikte önceki tedaviden kalan herhangi bir rezidüel adrenal bozukluğun önemli bir süre

devam

edebileceği

göz

önünde

bulundurulmalıdır

(bkz.

4.4

Özel

kullanım

uyarıları

ve

önlemleri).

5.2. Farmakokinetik özellikleri

Hayvanlarda veya insanlarda inhalasyon yoluyla birlikte uygulanan salmeterol ve flutikazon

propiyonatın birbirlerinin farmakokinetiğini etkilediğine dair herhangi bir bulgu yoktur.

Bu nedenle farmakokinetik açıdan her iki bileşen ayrı ayrı düşünülebilir.

15 sağlıklı denekte yapılan plasebo kontrollü, çapraz geçişli bir çalışmada 7 gün süreyle

birlikte salmeterol (inhalasyon yoluyla günde iki kez 50 mcg) ve bir CYP3A4 inhibitörü olan

ketokonazol (oral yolla günde bir kez 400 mg) uygulanması plazma salmeterol maruziyetinde

anlamlı bir artışa neden olmuştur (C

maks

1.4 kat ve EAA 15 kat). Tekrarlı dozlama ile

salmeterol birikiminde bir artış bulunmamaktadır. Üç denekte QTc uzaması veya sinüs

taşikardisinin

eşlik

ettiği

palpitasyon

nedeniyle,

birlikte

salmeterol

ketokonazol

uygulaması kesilmiştir. Kalan 12 denekte birlikte salmeterol ve ketokonazol uygulanması kalp

hızında, kan potasyumunda veya QTc aralığında klinik açıdan anlamlı bir etki yaratmamıştır.

(bkz. 4.4 Özel kullanım uyarıları ve önlemleri ve 4.5 Diğer tıbbi ürünlerle etkileşimler ve

diğer etkileşim şekilleri).

Emilim:

Salmeterol

Salmeterol akciğerlerde lokal olarak etki eder, bu nedenle plazma seviyeleri terapötik etkinin

belirleyicisi

değildir.

Terapötik

dozlarda

inhalasyondan

sonra

çok

düşük

plazma

konsantrasyonları

gösterdiği

için

(yaklaşık

pg/ml

veya

daha

plazmadaki

ilaç

miktarının tayini teknik olarak zor olduğundan salmeterolün farmakokinetiği ile ilgili sadece

sınırlı

veriler

bulunmaktadır.

Salmeterol

ksinafoatın

düzenli

kullanımını

takiben,

hidroksinaftoik asit sistemik dolaşımda tayin edilebilir ve kararlı durum konsantrasyonları

yaklaşık 100 ng/ml'ye ulaşır. Bu konsantrasyonlar, toksisite çalışmalarında gözlenen kararlı

durum konsantrasyonlarından 1000 kez daha düşüktür. Havayolu tıkanıklığı olan hastalarda

uzun süreli düzenli kullanımında (12 aydan fazla) herhangi bir zararlı etki görülmemiştir.

Flutikazon propiyonat

Her bir inhaler cihazı için flutikazon propiyonatın mutlak biyoyararlanımı inhalasyon veya

intravenöz farmakokinetik verilerin çalışma içerisinde ve çalışmalar arasında karşılaştırılması

ile hesaplanmıştır. Sağlıklı erişkin deneklerde mutlak biyoyararlanım iki farklı kuru toz

inhaleri ile uygulanan flutikazon propiyonat (%7.8 ve %9.0), basınçlı ölçülü doz inhaler ile

uygulanan

flutikazon

propiyonat

(%10.9),

basınçlı

ölçülü

inhaler

uygulanan

salmeterol-flutikazon

propiyonat

(%5.3)

kuru

inhaler

uygulanan

salmeterol-

flutikazon propiyonat (%5.5) için belirlenmiştir. Astım ya da KOAH hastalarında flutikazon

propiyonata sistemik maruziyetin daha az derecede olduğu görülmüştür. Sistemik absorpsiyon

başlıca akciğerlerden gerçekleşir ve başlangıçta hızlı olup daha sonra yavaşlamaktadır. Kalan

inhale doz yutulabilir, fakat yutulan kısım sudaki düşük çözünürlüğü ve % 1’den daha az oral

biyoyararlanımla sonuçlanan sistemik absorpsiyon öncesi metabolizmasından dolayı sistemik

maruziyete çok az katkıda bulunmaktadır. İnhale dozun arttırılmasıyla sistemik maruziyette

doğrusal artış olur.

Dağılım:

Salmeterol

Salmeterolün plazma proteinlerine bağlanma oranı %96’dır.

Flutikazon propiyonat

Flutikazon propiyonatın plazma proteinlerine bağlanma oranı orta derecede yüksektir (% 91).

Kararlı durumdaki dağılım hacmi geniştir.

Biyotransformasyon:

Salmeterol

İn vitro bir çalışma salmeterolün sitokrom P450 3A4 (CYP3A4) tarafından büyük oranda α-

hidroksisalmeterole (alifatik oksidasyon) metabolize edildiğini göstermiştir.

Flutikazon propiyonat

Flutikazon propiyonat başlıca sitokrom P450 enzimi CYP3A4 tarafından inaktif karboksilik

asite metabolize edilerek sistemik dolaşımdan çok hızlı temizlenir. CYP3A4 inhibitörleri

olarak bilinen ajanlar ile birlikte kullanıldığında flutikazon propiyonata sistemik maruziyet

potansiyel olarak artacağından dikkatli olunmalıdır.

Eliminasyon:

Salmeterol

Eliminasyon yarılanma ömrü 5.5 saattir. Salmeterolün %60 dışkı ile %25 idrar ile itrah edilir.

Flutikazon propiyonat

Flutikazon propiyonatın dispozisyonu, yüksek plazma klerensi (1150 ml/dak) ve yaklaşık 8

saat olan terminal yarılanma ömrü ile karakterizedir. Flutikazon propiyonatın renal klerensi

ihmal edilebilir düzeydedir (< % 0.2) ve % 5’ten azı metabolitleri şeklindedir.

Hastalardaki karakteristik özellikler

Böbrek/Karaciğer yetmezliği:

Veri bulunmamaktadır.

Değişik yaş grupları:

Popülasyon farmakokinetiği analizi, astım hastalarıyla ilgili veriler kullanılarak yapılmış

(flutikazon propiyonat (FP) için 9 ve salmeterol için 5 klinik çalışma) ve aşağıdakileri

göstermiştir:

başına

verilen

(100

mikrogram)

karşılaştırıldığında,

salmeterol/flutikazon

propiyonat (50/100 mikrogram) verildikten sonra adolesanlarda ve yetişkinlerde (oran 1.52

[% 90 GA 1.08, 2.13]) ve çocuklarda (oran 1.20 [% 90 GA 1.06, 1.37]) daha yüksek FP

maruziyeti görülmüştür.

- Adolesanlara ve yetişkinlere (oran 1.63 [%90 GA 1.35, 1.96]) kıyasla salmeterol/flutikazon

propiyonat (50/100 mikrogram) alan çocuklarda daha yüksek FP maruziyeti gözlenmiştir.

- Bu bulguların klinik anlamı bilinmemektedir, ancak, hem adolesanlarda ve yetişkinlerde

çocuklarda,

salmeterol/flutikazon

propiyonat

(50/100

mikrogram)

FP’ı

(100

mikrogram) karşılaştıran 12 hafta kadar süren klinik çalışmalarda hipotalamus-hipofiz-adrenal

ekseni üzerindeki etkileri arasında farklılık gözlenmemiştir.

50/500 mikrogramlık daha yüksek salmeterol/flutikazon propiyonat dozu alındığında, tek

başına uygulanan eşdeğerde FP dozu karşılaştırıldığında FP maruziyeti benzer bulunmuştur.

- Adolesanlar ve yetişkinlere kıyasla salmeterol/flutikazon propiyonat (50/100 mikrogram)

alan çocuklarda daha yüksek salmeterol maruziyeti gözlenmiştir (oran 1.23 [% 90 GA 1.10,

1.38]).

- Bu bulguların klinik anlamı bilinmemektedir, ancak, 12 hafta kadar süren çalışmalarda

yetişkinler,

adolesanlar

çocuklar

arasında

kardiyovasküler

etkilerinde

veya

tremor

bildirilerinde farklılık gözlenmemiştir.

Klinik Çalışmalar

Salmeterol ile yapılan klinik çalışmalar

Astım

Salmeterol Çok Merkezli Astım Araştırma Çalışması (The Salmeterol Multi-center Asthma

Research

Trial)

(SMART),

standart

tedaviye

eklenen

salmeterol

veya

plasebonun

güvenliliğinin karşılaştırıldığı, ABD’de yapılan büyük çaplı bir çalışmadır. Primer sonlanma

noktasında (solunum ile ilişkili ölüm ve solunum ile ilişkili yaşamı tehdit eden olayların

kombine sayısı) anlamlı farklar mevcut değildir. Bu çalışma salmeterol uygulanan hastalarda

astıma bağlı ölüm vakalarında anlamlı bir artış göstermiştir (28 haftalık sürede plasebo

grubundaki 13,179 hastada 3 ölüm vakasına karşı salmeterol grubundaki 13,176 hastada 13

ölüm vakası). Bu çalışma inhalasyon yoluyla eşzamanlı kortikosteroid kullanımının etkisinin

değerlendirilmesi

için

tasarlanmamıştır.

Bununla

birlikte

post-hoc

analizler

başlangıçta

inhalasyon yoluyla alınan steroidler kullanan hastalar için astıma bağlı ölüm açısından tedavi

grupları arasında anlamlı bir fark göstermemiştir (plasebo grubunda 3/6138’e karşı salmeterol

grubunda 4/6127). İnhalasyon yoluyla steroid kullanılmayan gruplardaki astıma bağlı ölüm

vakalarının sayısı salmeterol grubunda 9/7049 olurken plasebo grubunda 0/7041 idi. Ayrıca,

Salmeterol-FP kolunda 8,030 ve flutikazon propionat kolunda 7,925 hastayı içeren 42 klinik

çalışmanın bir meta analizi, ciddi solunum ile ilişkili olaylar veya astıma bağlı olarak

hastaneye yatma açısından salmeterol-FP ile flutikazon propionat arasında istatistiksel bir fark

göstermemiştir.

Salmeterol/flutikazon propiyonat ile yapılan klinik çalışmalar

Astım

3416 astım hastasının katıldığı 12 aylık geniş bir çalışmada (Optimal Astım Kontrolünün

Sağlanması - Gaining Optimal Asthma controL, GOAL), önceden belirlenmiş astım kontrol

düzeylerine ulaşmada salmeterol/flutikazon propiyonatın etkililik ve güvenliliği tek başına

verilen inhale kortikosteroid ile karşılaştırılmıştır. Tedavi dozu

‘Tam kontrol’ sağlanıncaya

veya çalışma ilacının en yüksek dozuna ulaşıncaya kadar her 12 haftada bir artırılmıştır.

Kontrolün, tedavinin son 8 haftasının en az 7’sinde devam etmesi gerekiyordu.

Bu çalışmada aşağıdaki sonuçlar elde edilmiştir:

Sadece inhale kortikosteroid ile tedavi edilen hastaların % 59’u

‘iyi kontrol’ düzeyine

ulaşırken salmeterol/flutikazon propiyonat kullanan hastalarda bu oran % 71 olmuştur.

Sadece

inhale

kortikosteroid

tedavi

edilen

hastaların

28’i

‘tam

kontrol’

düzeyine ulaşırken salmeterol/flutikazon propiyonat kullanan hastalarda bu oran % 41

olmuştur.

Bu etkiler tek başına inhale kortikosteroide kıyasla, salmeterol/flutikazon propiyonat ile daha

erken ve daha düşük inhale kortikosteroid dozunda görülmüştür.

GOAL çalışmasında aynı zamanda aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır:

Sadece

inhale

kortikosteroid

tedavisi

karşılaştırıldığında

salmeterol/flutikazon

propiyonat ile alevlenme oranı % 29 daha düşüktür.

Astım kontrolünde ‘İyi kontrol’ ve ‘Tam kontrol’ durumuna ulaşma Yaşam Kalitesi’ni

artırmıştır. Salmeterol/flutikazon propiyonat ile tedaviden sonra hastaların % 61’i

yaşam

kalitelerinin

‘minimal

düzeyde

bozulduğunu’

veya

‘hiç

bozulmadığını’

bildirmişlerdir. Başlangıçta %8 olan bu etki astıma özgü yaşam kalitesi anketi ile

ölçülmüştür.

İyi kontrol edilen astım: seyrek belirtiler veya seyrek olarak kısa etkili beta agonist kullanımı

veya akciğer fonksiyonu beklenenin % 80’inden az olması artı gece uyanma yok, alevlenme

yok ve tedavide değişiklik gerektiren bir yan etki yok.

Tam kontrol edilen astım: belirti

yok, kısa

etkili beta-agonist kullanımı

yok, akciğer

fonksiyonu beklenenin %80’ine eşit veya büyük, gece uyanma yok, alevlenme yok, tedavide

değişiklik gerektiren bir yan etki yok.

Başka

çalışmada

başına

inhale

kortikosteroid

kullanımıyla

karşılaştırıldığında

salmeterol/flutikazon

propiyonat

akciğer

fonksiyonunda

düzelme

belirtilerin

görülmediği günlerin yüzdesinde artma, kurtarıcı ilaç kullanımında azalma ve % 60 daha

düşük inhale kortikosteroid dozu kullanma şeklinde iyileşme görülürken bronşiyal biyopsi ve

bronkoalveolar lavaj ile ölçülen altta yatan havayolu enflamasyonunun kontrolü de devamlılık

göstermiştir.

İlave

çalışmalar,

salmeterol/flutikazon

propiyonatın

bileşenleri

plasebo

karşılaştırıldığında salmeterol/flutikazon propiyonatın anlamlı derecede astım belirtilerini ve

akciğer fonksiyonlarını iyileştirdiğini ve kurtarıcı ilaç kullanımını azalttığını göstermiştir.

GOAL çalışmasının sonuçları bu sonlanma noktalarında salmeterol/flutikazon propiyonat ile

görülen iyileşmenin en az 12 ay devam ettiğini göstermiştir.

KOAH

Kısa etkili beta

-agonistlerine % 10 reversibilite kısıtlaması olmayan semptomatik KOAH

hastaları:

Altı ay boyunca yürütülen plasebo kontrollü klinik çalışmalar, 50/250 mikrogram ve 50/500

mikrogram’lık salmeterol/flutikazon propiyonatın düzenli kullanımının akciğer fonksiyonunu

hızlı ve anlamlı derecede düzelttiğini, nefes darlığını ve rahatlatıcı ilaç kullanımını anlamlı

derecede azalttığını göstermiştir. Aynı zamanda hastaların sağlık durumunda da anlamlı

derecede düzelme olmuştur.

Kısa etkili beta

-agonistlerine %10’dan daha az reversibilite gösteren semptomatik KOAH

hastaları:

boyunca

yürütülen

plasebo

kontrollü

klinik

çalışmalar,

50/500

mikrogram

salmeterol/flutikazon

propiyonatın

düzenli

kullanımının

akciğer

fonksiyonunu

hızlı

anlamlı derecede düzelttiğini, nefes darlığını ve rahatlatıcı ilaç kullanımını anlamlı derecede

azalttığını göstermiştir. 12 aylık periyod boyunca KOAH alevlenme riski ve ilave oral

kortikosteroid

ihtiyacı

anlamlı

derecede

azalmıştır.

Aynı

zamanda

hastaların

sağlık

durumunda da anlamlı derecede düzelme olmuştur.

Salmeterol/flutikazon propiyonat 50/500 mikrogram hem tedavi sırasında sigara içen, hem de

sigarayı bırakmış hastalarda akciğer fonksiyonunu ve sağlık durumunu düzeltmede ve KOAH

alevlenme riskini azaltmada etkili bulunmuştur.

TORCH çalışması (TOwards a Revolution in COPD Health; KOAH’ta devrime doğru):

TORCH,

KOAH

hastalarında,

günde

2

kez

50/500

mikrogram

salmeterol/flutikazon

propiyonat, günde 2 kez 50 mikrogram salmeterol, günde 2 kez 500 mikrogram FP (flutikazon

propiyonat) veya plasebo ile yapılan tedavinin tüm nedenlere bağlı ölümler üzerindeki etkisini

değerlendirmek için yapılan 3 yıllık bir çalışmadır. Başlangıç (bronkodilatörden önce) FEV

1

’i

beklenen normal değerin % 60’ından az olan orta-şiddetli ve şiddetli KOAH hastaları çift-kör

tedavi almak üzere randomize edilmiştir. Çalışma boyunca, diğer inhale kortikosteroidler,

uzun etkili bronkodilatörler ve uzun süre sistemik kortikosteroidler dışında, her zamanki

KOAH tedavilerini almalarına izin verilmiştir. Üç yıllık hayatta kalma durumu, çalışmadan

çıkıp çıkmadıklarına bakılmaksızın hastaların tümü için tespit edilmiştir. Başlıca sonlanma

noktası, plaseboya kıyasla salmeterol/flutikazon propiyonat için 3 yılda tüm nedenlere bağlı

ölümlerin azaltılmasıdır (Tablo 1).

Tablo 1

Plasebo

N=1524

Salmeterol 50

N=1521

FP 500

N=1534

Salmeterol/flutikazon

propiyonat

50/500

N=1533

3 yılda tüm nedenlere bağlı ölüm

Ölüm sayısı

(%15.2)

(%13.5)

(%16.0)

(%12.6)

Plaseboya karşı risk

oranı (GA)

p değeri

Geçerli değil

0.879

(0.73, 1.06)

0.180

1.060

(0.89, 1.27)

0.525

0.825

(0.68, 1.00)

0.052

Risk

oranı,

komponentlerine

karşı

Geçerli değil

0.932

0.774

Geçerli değil

salmeterol/flutikazon

propiyonat

50/500

(GA)

p değeri

(0.77, 1.13)

0.481

(0.64, 0.93)

0.007

birincil etkinlik karşılaştırılması üzerinde yapılmış 2 ara analizin sigara içme durumu

açısından gruplandırılmış bir log-rank analizi için ayarlanmış P değeri

Salmeterol/flutikazon propiyonat, plaseboya kıyasla 3 yıl içinde herhangi bir zamanda ölüm

riskini % 17.5 oranında azaltmıştır (Risk Oranı 0.825 (% 95 GA 0.68, 1.00, p = 0.052; tümü

ara analizler için ayarlanmıştır). Plaseboya kıyasla, üç yıllık süre içinde herhangi bir

zamanda herhangi bir nedenden dolayı şekillenen ölümlerde, salmeterol ile % 12 azalma (p =

0.180) ve FP ile % 6 artış (p = 0.525) olmuştur (Tablo 1).

Cox’un Orantısal Risk modelinin kullanıldığı destekleyici bir analiz, plaseboya kıyasla 3 yıl

içinde herhangi bir zamanda ölüm riskinde % 19 azalma gösteren salmeterol/flutikazon

propiyonat için 0.811’lik

(%95 GA

0.670, 0.982, p = 0.031) bir risk oranı olduğunu

göstermiştir. Model önemli faktörler (sigara içme durumu, yaş, cinsiyet, bölge, başlangıç

FEV

1

ve

Vücut

Kitle

İndeksi)

için

ayarlanmıştır.

Tedavi

etkilerinin

bu

faktörlere

göre

değiştiğine dair kanıt yoktur (Tablo 1).

Üç yıl içinde KOAH’a bağlı nedenlerden dolayı ölen hastaların yüzdesi plasebo için % 6.0,

salmeterol için % 6.1, FP için % 6.9 ve salmeterol/flutikazon propiyonat için % 4.7’dir

(Tablo 1).

Plaseboya kıyasla salmeterol/flutikazon propiyonat, orta şiddetli ve şiddetli alevlenmeleri %

25 (% 95 GA: % 19 ve % 31 arasında; p < 0.001) oranında azaltmıştır. Salmeterol/flutikazon

propiyonat alevlenme oranını, salmeterol ile karşılaştırıldığında % 12 (% 95 GA: % 5 ve %

19 arasında; p = 0.002), FP ile karşılaştırıldığında da % 9 (% 95 GA: % 1 ve % 16 arasında;

p = 0.024) oranında azaltmıştır. Plaseboya kıyasla salmeterol ve FP alevlenme oranını

anlamlı derecede sırasıyla % 15 (% 95 GA: % 7 ve % 22 arasında; p < 0.001) ve % 18 (% 95

GA: % 11 ve % 24 arasında; p < 0.001) oranında azaltmıştır.

St George Solunum Anketi (SGSA) ile ölçülen Sağlıkla İlişkili Yaşam Kalitesi, plaseboya

kıyasla tüm aktif tedavi yöntemleri ile düzelmiştir. Üç yıl boyunca salmeterol/flutikazon

propiyonat ile sağlanan ortalama düzelme plaseboya kıyasla - 3.1 birim (% 95 GA: - 4.1 ve -

2.1 arasında; p < 0.001), salmeterole kıyasla - 2.2 birim (p < 0.001) ve FP’ye kıyasla - 1.2

birimdir (p = 0.017).

Üç yıllık tedavi süresi boyunca, FEV

1

değerleri salmeterol/flutikazon propiyonat ile tedavi

edilenlerde plasebo ile tedavi edilenlerden daha yüksektir (3 yıl boyunca ortalama fark 92 ml,

% 95 GA: 75 – 108 ml; p < 0.001). FEV

1

’i düzeltmede salmeterol/flutikazon propiyonat

salmeterolden veya FP’den daha etkilidir (salmeterol için ortalama fark 50 ml, p < 0.001 ve

FP icin 44 mL’dir, p < 0.001).

Advers olay olarak bildirilen pnömoninin 3 yıllık tahmini olasılığı plasebo için % 12.3,

salmeterol için % 13.3, FP için % 18.3 ve salmeterol/flutikazon propiyonat için % 19.6’dır

(Salmeterol/flutikazon propiyonatın plaseboya karşı risk oranı: 1.64, % 95 GA: 1.33 ve 2.01

arasında, p < 0.001). Pnömoni ile ilişkili ölümlerde artış olmamıştır; tedavi sırasında birincil

olarak pnömoniye bağlı oldukları düşünülen ölümler plasebo için 7, salmeterol için 9, FP için

13

ve

salmeterol/flutikazon

propiyonat

için

8

olarak

tespit

edilmiştir.

Kemik

kırılma

olasılığında

anlamlı

farklılık

yoktur

(plasebo

%

5.1,

salmeterol

%

5.1,

FP

%

5.4

ve

salmeterol/flutikazon propiyonat %6.3; plaseboya karşı salmeterol/flutikazon propiyonat için

risk oranı: 1.22, % 95 GA: 0.87 ve 1.72 arasında, p = 0.248). Göz bozuklukları, kemik

bozuklukları ve hipotalamus hipofiz-adrenal eksen bozuklukları ile ilgili advers olayların

insidansı düşüktür ve tedaviler arasında farklılık gözlenmemiştir. Salmeterol alan tedavi

gruplarında kardiyak advers olaylarında artış olduğuna dair kanıt yoktur.

5.3. Klinik öncesi güvenlilik verileri

Salmeterol ksinafoat ve flutikazon propiyonat hayvanlar üzerinde yapılan toksisite testlerinde

oldukça kapsamlı bir şekilde değerlendirilmiştir. Belirgin toksisite sadece insan kullanımı için

tavsiye edilen dozlar aşıldığında oluşmuştur ve bunlar güçlü beta

-adrenoreseptör agonistlerin

ve glukortikosteroidlerin kullanılmasıyla beklenen etkilerle uyumludur.

Uzun süreli çalışmalarda salmeterol ksinafoat sıçan mezovaryumunun ve fare uterusunun düz

kaslarında benign tümörlerin oluşumuna yol açmıştır.

Kemirgenler

farmakolojik

olarak

indüklenen

tümörlerin

oluşumuna

duyarlıdır.

Salmeterolün insanlarda onkojenik yönden anlamlı bir risk oluşturduğu düşünülmemektedir.

Salmeterol

flutikazon

propiyonatın

yüksek

dozlarda

birlikte

uygulanması,

bazı

kardiyovasküler

etkileşimlere

açmıştır.

Sıçanlarda

görülen

hafif

derecede

atriyal

miyokardit ve fokal koroner arterit, normal dozların verilmesiyle düzelen geçici etkilerdir.

Köpeklerde,

salmeterolün

başına

verilmesi

karşılaştırılığında,

birlikte

yapılan

uygulamaların ardından kalp atım hızındaki artışlar daha fazladır.

Hayvanlarda, birlikte yapılan uygulamalar, ilaç sınıfları ile ilişkili diğer toksisitelerde bir

değişikliğe neden olmamıştır.

6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLER

6.1. Yardımcı maddelerin listesi

Laktoz

6.2. Geçimsizlikler

Bilinen geçimsizliği yoktur.

6.3. Raf ömrü

18 ay

6.4. Saklamaya yönelik özel tedbirler

25°C’nin altındaki oda sıcaklığında ve kuru yerde saklayınız.

6.5. Ambalajın niteliği ve içeriği

60 dozluk inhalasyon için toz içeren blister, inhalasyon cihazında karton kutuda, kullanma

talimatı ile birlikte sunulmaktadır.

6.6. Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller ‘Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği’ ve

‘Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği’ne uygun olarak imha edilmelidir.

7. RUHSAT SAHİBİ

Takeda İlaç Sağlık Sanayi Ticaret Limited Şirketi

Poligon Cad. Buyaka 2 Sit. 1. Blok No.8 A/10-11

Ümraniye, İstanbul

Tel: 0216-633 78 00

Faks: 0216-633 78 78

8. RUHSAT NUMARASI(LARI)

2015/121

9. İLK RUHSAT TARİHİ / RUHSAT YENİLEME TARİHİ

İlk ruhsat tarihi: 05.02.2015

Ruhsat yenileme tarihi:

10. KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ

…………..

İnhalasyon cihazı kullanım talimatları

Karton

kutuda

piyasaya

sunulan

inhalasyon

cihazı

güvenlik

amaçlı

koruyucu

ambalaj

içerisinde yer almaktadır.

İnhalasyon cihazınızı kullanmadan önce şekilde gösterildiği gibi ambalajından çıkarınız.

İnhalasyon cihazı, ambalajdan çıkardığınızda kapalı durumda olacaktır.

Kullanılmamış bir inhalasyon cihazı içinde ayrı ayrı korunmuş olarak toz halde 60 dozluk ilaç

bulunur. Doz göstergesi, inhalasyon cihazı içinde kaç doz ilaç kaldığını gösterir. Her doz tam

olarak ölçülmüş olup hijyenik şartlara uygun olarak korunmaktadır. Bakıma veya yeniden

doldurmaya gerek yoktur.

İnhalasyon cihazını kullanmak kolaydır. İlacı alacağınız zaman yapacaklarınız aşağıdaki üç

basamakta gösterilmiştir.

Açma

İçine çekme

Kapatma

AİRPLUS İnhalasyon Cihazı Nasıl Çalışır?

Kırmızı düğmeye (çocuk kilidi) basılarak dış kapak itilir. Dış kapak itilince ağızlık içinde

küçük bir delik açılır ve bir dozluk ilaç inhale edilmek için hazırdır. İnhalasyon cihazı

kapatılınca dış kapak ilk pozisyonuna döner ve bir sonraki kullanım için hazır hale gelir. Dış

kapak, kullanılmadığı zamanlarda inhalasyon cihazını korur.

1.Açma-İnhalasyon cihazını nasıl kullanmalısınız?

İnhalasyon cihazını açmak ve inhalasyon için hazır hale getirmek için kırmızı düğmeye

basarak dış kapağı itmeniz yeterli olacaktır. İnhalasyon cihazını ağızlığı size dönük olacak

şekilde

tutunuz.

İnhalasyon

cihazı

artık

kullanıma

hazırdır.

Dış

kapağın

açılışında

inhalasyon için bir doz hazır hale gelir. Bu doz göstergesinde görülür. İlacı ziyan etmemek

için dış kapak ile oynamayınız.

2.İçine çekme

İlacı içinize çekmeden önce bu bölümü dikkatli bir şekilde okuyunuz.

İnhalasyon cihazını ağzınızdan uzak tutunuz. Nefesinizi rahatça yapabildiğiniz kadar

dışarı veriniz.

Unutmayınız-asla inhalasyon cihazının içine nefes vermeyiniz.

Ağızlığı dudaklarınıza yaslayınız. Uzun ve derin nefes alınız-nefesi burnunuzdan

değil, inhalasyon cihazının içinden alınız.

İnhalasyon cihazını ağzınızdan uzaklaştırınız.

10 saniye veya rahatça tutabildiğiniz kadar uzun bir süre nefesinizi tutunuz.

Yavaşça nefes veriniz.

3.Kapatma

İnhalasyon cihazını kapatmak için dış kapağı ilk pozisyonuna kaydırmanız yeterlidir.

İnhalasyon cihazı yeniden kullanıma hazır hale gelmiştir.

Eğer iki inhalasyon

almanız tavsiye edildiyse 1’den 3’e kadar olan basamakları tekrar

etmelisiniz.

UNUTMAYINIZ!

İnhalasyon cihazını kuru tutunuz.

Kullanılmadığı zaman kapalı tutunuz.

İnhalasyon cihazının içine asla nefes vermeyiniz.

Dış kapağı ilacı almaya hazır olduğunuzda açınız.

Söylenen dozdan daha fazla almayınız.

31-5-2018

Fluticasone Propionate Nasal Spray by Apotex Corp: Recall - Due to Potential for Small Glass Particles

Fluticasone Propionate Nasal Spray by Apotex Corp: Recall - Due to Potential for Small Glass Particles

The glass particles could block the actuator and impact the functionality of the pump and expose patients to the glass particles.

FDA - U.S. Food and Drug Administration

31-5-2018

Apotex Corp. Issues Voluntary Nationwide Recall of Fluticasone Propionate Nasal Spray USP 50 mcg Per Spray 120 Metered Sprays Due to Potential for Small Glass Particles

Apotex Corp. Issues Voluntary Nationwide Recall of Fluticasone Propionate Nasal Spray USP 50 mcg Per Spray 120 Metered Sprays Due to Potential for Small Glass Particles

Apotex Corp. is voluntarily recalling one (1) lot of Fluticasone Propionate Nasal Spray, USP, 50 mcg per spray, 120 Metered Sprays, to the consumer level. The Fluticasone Propionate Nasal Spray USP 50 mcg per spray 120 Metered Sprays has been found to contain small glass particles. The glass particles could block the actuator and impact the functionality of the pump. The issue was discovered through a customer complaint.

FDA - U.S. Food and Drug Administration

Bu ürünle ilgili haber bulunmamaktadır.