ACORT 15 850

Genel Bilgiler

  • Ticaret Unvanı:
  • ACORT 15/850 MG 30 FILM TABLET
  • Reçete türü:
  • Normal
  • İçin kullanmak:
  • İnsanlar
  • İlaç türü:
  • allopatik ilaç

Belgeler

Yerelleştirme

  • Bulunduğu ülkeler::
  • ACORT 15/850 MG 30 FILM TABLET
    Türkiye
  • Dil:
  • Türkçe

Terapötik bilgiler

  • Terapötik alanı:
  • metformin

Diğer bilgiler

Durum

  • Kaynak:
  • TİTCK - TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU - Türkiye
  • Yetkilendirme durumu:
  • Aktif
  • Yetkilendirme numarası:
  • 8699772090818
  • Yetkilendirme tarihi:
  • 29-01-2013
  • Son Güncelleme:
  • 24-05-2018

Hasta Bilgi broşürü: Ürün Özellikleri Özeti - kompozisyon, endikasyonlar, yan etkiler, dozaj, etkileşimleri, advers reaksiyonlar, gebelik, laktasyon

1/16

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1.

BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

ACORT 15 mg/850 mg film tablet

2.

KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM

Etkin madde:

Pioglitazon

15 mg (16,53 mg pioglitazon hidroklorüre eşdeğer)

Metformin hidroklorür

850 mg

Yardımcı madde(ler): :

Laktoz monohidrat

57.20 mg

Kroskarmeloz sodyum

40.00 mg

Yardımcı maddeler için 6,1’ e bakınız.

3.

FARMASÖTİK FORMU

Film Tablet

Oblong, bikonveks, beyaz renkli tabletler

4.

KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1

Terapötik endikasyonlar

ACORT, Tip II diabetes mellitus’ta yalnızca diğer oral antidiyabetik ilaçlar ile kontrol altına

alınamayan hastalarda tek başına veya diğer diyabet ilaçları ile birlikte kullanılır.

ACORT tedavisine başlanmasından 3-6 ay sonra hastalar, tedaviye alınan yanıtın yeterliliğinin

(örn: HbA

azalmasının) değerlendirilmesi amacıyla gözden geçirilmelidir.

Yeterli

yanıt

alınamayan

hastalarda,

ACORT

tedavisi

kesilmelidir.

Doktorlar,

uzun

süreli

tedaviye eşlik edebilecek potansiyel riskler nedeniyle, daha sonraki rutin değerlendirmelerinde

ACORT ile sağlanan faydanın devam ettiğini doğrulamalıdır.

4.2

Pozoloji ve uygulama şekli

Pozoloji/uygulama sıklığı ve süresi:

Önerilen

başlangıç

dozu

günde

15/850

mg’dır.

Terapötik

yanıt

etkinlik

değerlendirildikten sonra doz kademeli olarak arttırılabilir. Metformin monoterapisi ile yeterli

kontrol sağlanamayan hastalarda günde bir veya iki kez 15/850 mg (daha önceden kullanılan

metformin dozuna bağlı olarak)’dır.

Pioglitazon monoterapisi ile yeterli kontrol sağlanamayan hastalarda günde bir kez 15/850

mg’dır.

ACORT günlük maksimum doz 45/2550 mg’a artırılabilir.

Uygulama şekli:

ACORT

oral

yolla

alınır.

Yemeklerle

birlikte

veya

yemeklerden

hemen

sonra

almak

metforminle ilişkili gastrointestinal belirtileri azaltabilir.

2/16

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Böbrek/Karaciğer yetmezliği:

ACORT, böbrek yetmezliği veya böbrek fonksiyon bozukluğu (kreatinin klerensi <60 ml/dak.)

olan hastalarda kullanılmamalıdır.

ACORT, fonksiyonel karaciğer yetmezliği olan hastalarda kullanılmamalıdır.

Pediyatrik popülasyon:

Pioglitazonun 18 yaş altı çocuklarda kullanımını destekleyen herhangi bir veri olmadığından, bu

yaş grubunda ACORT kullanılması önerilmemektedir.

Geriyatrik popülasyon:

Doktorlar tedaviye, özellikle pioglitazonun insülinle birlikte kullanıldığı hastalarda olmak

iizere, mevcut en düşük dozla başlamalı ve doz daha sonra yavaş yavaş artırılmalıdır.

Metformin

böbrekler

yoluyla

atılmaktadır.

İleri

yaşlarda

böbrek

fonksiyonları

azalabileceğinden, 65 yaş üstü hastalarda ACORT kullanımında böbrek fonksiyonları düzenli

olarak izlenmelidir.

4.3

Kontrendikasyonlar

ACORT aşağıdaki hastalarda kontrendikedir:

Pioglitazon, metformin hidroklorür veya ACORT’un içeriğindeki bileşenlerden herhangi

birine karşı aşırı duyarlılığı olanlarda (bkz. Bölüm 6.1. Yardımcı maddelerin listesi)

Kalp yetmezliği ve kalp yetmezliği öyküsü olan hastalarda (NYHA sınıf I - IV),

Kalp ve solunum yetmezliği, yakın zamanda geçirilen miyokardiyal enfarktüs ve şok gibi

dokularda hipoksiye yol açan akut veya kronik hastalıkları olanlarda,

Karaciğer yetmezliği olan hastalarda,

Akut alkol intoksikasyonu, alkolik olan hastalarda,

Diyabetik ketoasidoz ve diyabetik prekoması olan hastalarda,

Böbrek yetmezliği veya böbrek fonksiyon bozukluğu örneğin, serum kreatinin düzeyi

erkeklerde >1,5 mg/dL ve kadınlarda >1,4 mg/dL olan hastalarda,

Dehidratasyon, şiddetli enfeksiyon, şok, iyotlu kontrast maddelerin intravasküler yolla

uygulanması (bkz. bölüm 4.4) ve laktasyon gibi böbrek fonksiyonlarını değiştirme

olasılığı olan akut durumlarda.

Aktif mesane kanseri veya mesane kanseri hikayesi

Nedeni araştırılmamış makroskopik hematüri

4.4

Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

Tiazolidindion grubu ilaçlar (rosiglitazon, pioglitazon) konjestif kalp yetmezliğine neden

olabilir ya da mevcut konjestif kalp yetmezliğini şiddetlendirebilir. Bu nedenle, bu grup

ilaçların

kullanımı

konjestif

kalp

yetmezliği

olan

hastalarda

(NYHA

Sınıf

1-4)

kontrendikedir.

İnsülin ile birlikte çok sıkı takip altında kullanılabilir.

3/16

ACORT’un 18 yaş altı kullanımında güvenlik ve etkinliği bilinmediği için bu yaş grubunda

kullanılması önerilmemektedir.

Laktik asidoz

Laktik asidoz, metformin birikimi nedeniyle meydana gelebilen ender fakat ciddi bir metabolik

komplikasyondur. Metformin alan hastalarda bildirilen laktik asidoz vakaları öncelikle ciddi

böbrek yetmezliği olan diyabetik hastalarda meydana gelmiştir. Laktik asidoz insidansı iyi

kontrol edilemeyen diyabet, ketoz, uzun süreli açlık, aşırı alkol alımı, karaciğer yetmezliği ve

hipoksiyle

ilişkili

olan

herhangi

durum

gibi

ilişkili

risk

faktörleri

değerlendirilerek

azaltılabilir ve azaltılmalıdır.

Tanı

Laktik asidoz, takiben koma gelişimine yol açan asidoza bağlı dispne, karın ağrısı ve hipotermi

ile karakterizedir. Kan pH’sında azalma, 5 mmol/L’nin altında plazma laktat seviyesi, artmış

anyon açığı ve laktat/piruvat oranı diagnostik laboratuar bulgularıdır. Metabolik asidozdan

şüpheleniliyorsa

tıbbi

ürünle

yapılan

tedavi

hemen

kesilmeli

hasta

derhal

hastaneye

yatırılmalıdır (bkz. Bölüm 4.9. Doz aşımı ve tedavisi).

Böbrek fonksiyonu

Metformin böbrek yoluyla atıldığı için, serum kreatinin seviyeleri düzenli olarak gözlenmelidir:

Böbrek fonksiyonları normal olan hastalarda en az yılda bir kez,

Serum kreatinin seviyeleri normal seviyenin üst sınırında olanlar ve yaşlı hastalarda

yılda en az 2-4 kez,

Yaşlı

hastalarda

azalmış

böbrek

fonksiyonları

sık

asemptomatiktir.

Yaşlılarda

veya

dehidratasyon, şiddetli enfeksiyon, şok, antihipertansif, diüretik

ya da NSAİİ ile tedaviye

başlama gibi böbrek fonksiyonlarının bozulabileceği durumlarda özel tedbirler alınmalıdır.

Sıvı retansiyonu ve kalp yetmezliği

Pioglitazon, kalp yetmezliğinin belirti ve bulgularını alevlendiren veya aniden ortaya çıkmasına

yol açan sıvı retansiyonuna yol açabilir. En az bir konjestif kalp yetmezliği risk faktörü olan

tedavi gören hastalarda (örn. daha önce miyokardiyal enfarktüs veya semptomatik koroner arter

hastalığı), hekimler uygun en düşük doz ile tedaviye başlamalı ve dozu azar azar artırmalıdır.

Hastalar kalp yetmezliği bulgu ve semptomları, kilo alımı veya ödem açısından izlenmelidir.

Kalp yetmezliği öyküsü olan hastalarda pioglitazon kullanımı ile kalp yetmezliği daha sık

bildirilmiştir.

Tip 2 diabetes mellituslu ve önceden var olan majör makrovasküler hastalığı bulunan 75 yaş altı

hastalarda pioglitazon ile kardiyovasküler sonlanım çalışması gerçekleştirilmiştir.

Hastaların mevcut antidiyabetik ve kardiyovasküler tedavilerine 3,5 yıla kadar pioglitazon veya

plasebo eklenmiştir. Bu çalışmada kalp yetmezliği bildirimi artmış fakat bu, mortalitede bir

artışa neden olmamıştır.

75 yaşın üzerindeki hastalarda sınırlı deneyim bulunduğundan bu hasta grubunda dikkatli

olunmalıdır.

İnsülin ile kombinasyon

Pazarlama sonrasında pioglitazon kalp yetmezliği öyküsü olan hastalarda ya da insülin ile

kombinasyon

halinde

kullanıldığında

kalp

yetmezliği

vakaları

rapor

edilmiştir.

İnsülin

4/16

pioglitazon

sıvı

tutulumu

ilişkilendirildiğinden

eşzamanlı

uygulanmaları

ödem

riskini

artırabilir. Kalp ile ilgi rahatsızlık durumlarında tedavi durdurulmalıdır.

Karaciğer fonksiyonlarının izlenmesi

Pazarlama sonrası deneyimler sırasında pioglitazon ile seyrek olarak hepatoselüler fonksiyon

yetmezliği

bildirilmiştir

(bkz.

Bölüm

4.8.

İstenmeyen

etkiler).

Tüm

hastalarda

ACORT

tedavisinden önce karaciğer enzimleri kontrol edilmeli ve tedavi sırasında periyodik olarak

klinik

değerlendirme

yapılmalıdır.

Başlangıçtaki

karaciğer

enzim

seviyeleri

yüksek

(ALT

normal değerlerin üst limitinden 2.5 kat fazla) olan veya herhangi bir karaciğer hastalığı belirtisi

olan hastalarda ACORT tedavisine başlanmamalıdır.

ACORT

tedavi

başlandıktan

sonra

karaciğer

enzimlerinin

düzenli

olarak

izlenmesi

önerilmektedir. Tedavi sırasında ALT seviyeleri normal üst limitin 3 katının üzerine çıkarsa

karaciğer enzim seviyeleri olabildiğince çabuk tekrar değerlendirilmelidir. Eğer ALT seviyeleri

normal üst limitin 3 katının üzerinde kalmaya devam ederse tedavi durdurulmalıdır. Eğer

hastaların herhangi birinde açıklanamayan bulantı, kusma, karın ağrısı, bitkinlik, anoreksi

ve/veya koyu renkli idrarın da dahil olduğu hepatik fonksiyon yetmezliğini işaret eden belirtiler

gelişirse, karaciğer enzimleri kontrol edilmelidir. Hastada ACORT tedavisine devam edilip

edilmeyeceği ile ilgili karar, laboratuar incelemeleri sonucu yapılan klinik değerlendirmeye göre

verilmelidir. Eğer tedavi sırasında sarılık gözlenirse tedavi durdurulmalıdır.

Kilo artışı

Yapılan klinik çalışmalarda doza bağlı kilo artışı görülmektedir. Bazı vakalarda sıvı retansiyonu

ile ilişkili bulunmuştur. Bazı durumlarda kilo artışı, kalp yetmezliği ile ilişkili olabileceğinden

kilo artışı yakından izlenmelidir.

Hematoloji

Pioglitazon tedavisi sırasında ortalama hemoglobin (%4 relatif azalma) ve hematokrit (%4.1

relatif azalma) seviyesinde küçük düşüşler gözlenmiştir. Benzer değişiklikler metformin için de

geçerlidir; pioglitazon ile karşılaştırmalı kontrollü çalışmalarda düşüşler (%3-4 hemoglobin ve

hematokrit için %3.6-4.1) gözlenmiştir.

Hipoglisemi

ACORT’un

sülfonilüre

kombine

edilerek

kullanılması

ilişkili

hipoglisemi

riski

oluşturmaktadır; sülfonilüre dozunda düşüş yapılması gerekebilir.

Göz Bozuklukları

Pazarlama sonrası edinilen deneyimler sırasında pioglitazon dahil tiyazolidindionlar ile görme

keskinliğinde azalma ile birlikte yeni oluşan veya giderek kötüleşen, diyabetik maküla ödemi

bildirilmiştir.

hastaların

birçoğunda

aynı

zamanda

periferik

ödem

bildirilmiştir.

Pioglitazon ve maküla ödemi arasında direkt bir ilişki olup olmadığı şüphelidir, ancak hekimler,

hastalardan gelen görme rahatsızlıkları ile ilgili şikâyetler olduğunda, maküla ödemi ihtimaline

karşı dikkatli olmalı ve uygun oftalmolojik yönlendirme göz önünde bulundurulmalıdır.

Cerrahi

Metformin,

dolayısıyla

ACORT

tedavisi,

genel

anestezi

uygulanacak

elektif

cerrahi

girişimlerden 48 saat önce kesilmeli ve ameliyattan sonra en az 48 saat geçmeden tekrar

başlanmamalıdır.

5/16

İyotlu kontrast madde

Radyolojik çalışmalarda, iyotlu kontrast maddelerin intravasküler yoldan uygulanması böbrek

yetmezliğine yol açabilir. Bu yüzden, metformin bileşeni nedeniyle, incelemeden önce veya

inceleme

sırasında

ACORT

kesilmeli

işlemden

sonra

saat

geçmeden

böbrek

fonksiyonları incelenip normale döndüğü doğrulanmadan tekrar başlanmamalıdır (bkz. bölüm

4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri).

Polikistik over sendromu

İnsülin

etkinliğinin

artması

sonucu,

polikistik

over

sendromu

olan

hastalarda

pioglitazon

tedavisi ile ovülasyon tekrar başlayabilir. Bu hastalar gebelik riski taşıyabilirler. Hastalar

gebelik riski konusunda uyarılmalı ve eğer gebelik planlanıyorsa veya gebelik durumu söz

konusuysa, tedavi kesilmelidir (bkz. bölüm 4.6. Gebelik ve laktasyon).

Diğer

Pioglitazon klinik çalışma veri tabanı değerlendirildiğinde, pioglitazon ile tedavi edilen kadın

hastalarda diğer diyabet ilaçları ile tedavi edilenlere göre (metformin/sülfonilüre/plasebo) en az

bir kemik kırığı olduğu ve bu kırıkların çoğunun distal alt ekstremite (ayak, ayak bileği, fibula,

tibia) ya da distal üst ekstremite (el, ön kol, bilek) bölgelerinin içerdiği saptanmıştır. Bu kırık

oluşumunun mekanizması bilinmemektedir. Artmış kırık risk erkeklerde gözlenmemektedir.

Kadınlarda uzun süreli pioglitazon tedavisinde kırık riski göz önünde bulundurulmalıdır.

Sitokrom P450 2C8 inhibitörler (örn., gemfibrozil) veya indükleyiciler (örn., rifampisin) ile eş

zamanlı

pioglitazon

kullanımında

dikkat

edilmelidir.

Glisemik

kontrol

yakından

takip

edilmelidir. Önerilen pozoloji dahilinde pioglitazon dozu ayarlanmalı veya diyabetik tedavide

değişiklikler yapılmalıdır (bkz. bölüm 4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim

şekilleri).

Yaşlılar

İnsülinle

birlikte

kullanım,

ciddi

kalp

yetmezliği

riskinin

artmış

olması

nedeniyle

yaşlılarda dikkatle değerlendirilmelidir.

İlerleyen yaşla ilişkili riskler (özellikle mesane kanseri, kırıklar ve kalp yetersizliği) ışığında,

faydalar ve riskler dengesi yaşlılarda hem tedavi öncesinde hem de tedavi sonrasında dikkatle

değerlendirilmelidir.

Mesane Kanseri

Pioglitazonla

yapılan

klinik

çalışmaların

meta-analizinde,

mesane

kanseri,

pioglitazon

kullanan hastalarda (19 vaka / 12506 hasta, 0.15%), kontrol gruplarına kıyasla (7 vaka/ 10212

hasta, 0.07%) daha sık bildirilmiştir, tehlike oranı [HR] = 2.64 (%95 güven aralığı 1.11 - 6.31,

P:0.029). Mesane kanseri tanısı konulduğunda pioglitazonu bir yıldan daha kısa bir süredir

kullanmakta

olan

hastalar

analiz-dışı

bırakıldığında,

mesane

kanserinin,

pioglitazon

kullananlarda

(%0.06)

hastada,

kontrol

gruplarında

(%0.02)

hastada

görüldüğü

belirlenmiştir. Mevcut epidemiyolojik veriler de, özellikle bu ilacı en uzun süre ve en yüksek

kümülatif

dozlarda

kullananlarda

olmak

üzere

pioglitazon

tedavi

edilen

diyabet

hastalarındaki mesane kanseri riskinde küçük bir artış olduğu izlenimini vermektedir. Kısa süreli

tedavi sonrası olası bir risk göz ardı edilemez.

Pioglitazon

tedavisine

başlanmadan

önce

mesane

kanseri

için

risk

faktörleri

(yaş,

tütün

kullanma

hikayesi,

bazı

mesleki

kemoterapötik

ajanlara

maruz

kalınması

örneğin,

siklofosfamid

pelvis

bölgesine

daha

önce

ışın

tedavisi

uygulanmış

olması)

6/16

değerlendirilmelidir.

Mevcut

herhangi

makroskopik

hematüri,

pioglitazon

tedavisine

başlanmadan önce tetkik edilmelidir.

Tedavi sırasında, makoskopik hematüri ya da disüri veya sıkışma hissi gibi diğer semptomlar

gelişecek olursa, hastalara hemen doktorlarına bilgi vermeleri önerilmelidir.

Nadir

kalıtımsal

galaktoz

intoleransı,

Lapp

laktoz

yetmezliği

glikozgalaktoz

malabsorpsiyon problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir.

Her bir film tablet 40 mg kroskarmeloz sodyum ihtiva eder; yani esasında “sodyum içermez”.

4.5

Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri

ACORT ile etkileşim çalışmaları bulunmamaktadır Aşağıdaki ifadeler her aktif madde için ayrı

ayrı var olan verileri yansıtmaktadır.

Pioglitazon

Etkileşim

çalışmaları,

pioglitazonun

digoksin,

varfarin,

fenprokumon

metforminin

farmakokinetik

veya

farmakodinamiği

üzerinde

etki

oluşturmadığını

göstermiştir.

Pioglitazonun sülfonilüreler ile birlikte kullanımının sülfonülürenin farmakokinetik özelliklerini

etkilemediği düşünülmektedir. İnsanlarda yapılan çalışmalarda, başlıca indüklenebilir sitokrom

P450, 1A, 2C8/9 ve 3A4 olduğunu düşündürmektedir. İn vitro çalışmalarda, sitokrom P450’nin

herhangi bir alt tipinde inhibisyon olmadığı gözlenmiştir. Bu enzimlerle metabolize olan oral

kontraseptifler, siklosporin, kalsiyum kanal blokörleri ve HMGCoA redüktaz inhibitörleri gibi

maddelerle etkileşim beklenmemektedir.

Pioglitazon ile birlikte gemfibrozilin (Sitokrom P450 2C8 inhibitörü) eş zamanlı uygulaması,

pioglitazonun EAA’ sını 3 kat arttırdığı rapor edilmiştir. Dozla ilişkili advers reaksiyon riskinin

artma ihtimali olduğundan, gemfibrozil ile eş zamanlı kullanıldığında pioglitazon dozunun

azaltılması gerekli olabilir. Glisemik kontrol yakından takip edilmelidir (bkz. bölüm 4.4. Özel

kullanım uyarıları ve önlemleri).

Pioglitazonun

rifampisin

(Sitokrom

P450

indükleyici)

birlikte

uygulanması,

pioglitazonun EAA’ sını %54 azalttığı rapor edilmiştir. Pioglitazon ile rifampisinin eş zamanlı

kullanımında pioglitazon dozunun artırılması gerekli olabilir. Glisemik kontrol yakından takip

edilmelidir (bkz. bölüm 4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri).

Metformin

Akut

alkol

intoksikasyon

durumlarında

(özellikle

açlık,

yetersiz

beslenme

veya

hepatik

yetmezlik durumlarında), ACORT’un etken maddesi olan metformin nedeniyle meydana gelen

laktik

asidoz

oranında

yükselme

gözlenmiştir.

Alkol

alkol

içeren

tıbbi

ürünlerin

kullanımından kaçınılmalıdır.

İyotlu kontrast maddelerin intravasküler yoldan uygulanması böbrek yetmezliğine yol açabilir,

bu da metformin birikimine ve laktik asidoz riskine yol açar. Metformin test yapılmadan önce

veya test sırasında kesilmeli, 48 saat geçmeden ve böbrek fonksiyonları incelenip normale

döndüğü doğrulanmadan tekrar başlanmamalıdır.

Renal tübüler sekresyon yoluyla elimine edilen katyonik ilaçlar (örn., simetidin), ortak renal

tübüler taşıma sistemleri için rekabet halinde olduklarından, teorik olarak etkileşime girme

potansiyeline sahiptirler. Sağlıklı

yedi

gönüllü

üzerinde

yapılan çalışmada,

günde iki kez

uygulanan 400 mg simetidinin metforminin sistemik maruziyetini (EAA) %50 ve Cmaks’ını

7/16

%81 oranında artırdığını gözlenmiştir. Bu nedenle, metformin renal tübüler sekresyonla elimine

edilen katyonik ilaçlarla birlikte uygulandığında, gliseminin yakından takip edilmesi ve diyabet

tedavisinde değişiklik yapılması düşünülmelidir (bkz. bölüm 4.4. Özel kullanım uyarıları ve

önlemleri).

Dikkat edilmesi gereken kombinasyonlar

Glukokortikoidler

(sistemik

veya

lokal

yolla

verilenler),

adrenerjik

beta-2

agonistler

diüretikler intrensek hiperglisemik aktiviteye sahiptir. Hastalar bilgilendirilmeli ve özellikle

tedavinin başlangıcında kan glukoz seviyeleri daha sık kontrol edilmelidir. Gerekli olduğu

takdirde, diğer ilaç ile tedavi sırasında ve sonlandırılmasından sonra antihiperglisemik ürünün

dozu ayarlanmalıdır.

ACE inhibitörleri kan şekeri seviyesini düşürebilir. Gerekli olduğu takdirde, diğer tıbbi ürün ile

tedavi sırasında antihiperglisemik ürünün dozu ayarlanmalıdır.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

Özel popülasyonlara ilişkin herhangi bir etkileşim çalışması tespit edilmemiştir.

Pediyatrik popülasyon:

18 yaş altı pediyatrik popülasyona ilişkin herhangi bir etkileşim çalışması tespit edilmemiştir.

Geriyatrik Popülasyon:

65 yaş üstü hastalarda etkinlik ve güvenilirlik açısından anlamlı bir farklılık gözlenmemiştir.

4.6

Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye

Gebelik kategorisi “C” dir.

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (kontrasepsiyon)

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınların uygun bir doğum kontrol yöntemi uygulaması

önerilmektedir.

Gebelik dönemi

Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar gebelik /ve-veya/ embriyonal/fetal gelişim ve-veya/

doğum /ve-veya/ doğum sonrası gelişim üzerindeki etkiler bakımından yetersizdir (bkz. Kısım

5.3). İnsanlara yönelik potansiyel risk bilinmemektedir.

ACORT’un gebe kadınlarda kullanımına ilişkin yeterli veri mevcut değildir.

Hayvan

çalışmalarında,

pioglitazonun

teratojenik

etki

göstermediği,

ancak

farmakolojik

etkisiyle ilişkili fetotoksisite gösterdiği belirtilmiştir (bkz. bölüm 5.3. Klinik öncesi güvenlilik

verileri).

Metformin

yapılan

hayvan

çalışmaları,

teratojenik

etki

göstermemiştir.

Küçük

klinik

çalışmalarda, metformin ile ilişkili malformasyon gözlenmemiştir (bkz. bölüm 5.3. Klinik

öncesi güvenlilik verileri).

ACORT gerekli olmadıkça gebelik döneminde kullanılmamalıdır.

8/16

Laktasyon dönemi

Pioglitazon ve metforminin insan sütüyle atılıp atılmadığı bilinmemektedir Hayvanlar üzerinde

yapılan çalışmalar, pioglitazon ve metforminin sütle atıldığını göstermektedir. Bu nedenle,

ACORT emziren kadınlarda kullanılmamalıdır.

Üreme yeteneği/Fertilite

Hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalar üreme toksisitesinin bulunmadığını göstermiştir.

İnsanlara yönelik potansiyel risk bilinmemektedir. Gebelik düşünen kadınlar gerekli olmadıkça

ACORT kullanmamalıdır.

4.7

Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

ACORT’un araç ve makine kullanımı üzerine etkisi yoktur.

4.8

İstenmeyen etkiler

Pioglitazon ve metforminin eş zamanlı uygulamasına dair klinik çalışmalar yürütülmüştür.

İstenmeyen ilaç reaksiyonları (ADR), sistem-organ sınıfı ve sıklığına göre aşağıda sıralanmıştır.

Sıklık kategorileri: Çok yaygın (≥ 1/10), yaygın (≥ 1/100 ila < 1/10), yaygın olmayan (≥ 1/1.000

ila <1/100), seyrek (≥ 1/10.000 ila < 1/1.000); çok seyrek (< 1/10.000), bilinmiyor (eldeki

verilerden hareketle tahmin edilemiyor).

Pioglitazon ve metformin kombinasyonu

(Kist ve polipler de dahil olmak üzere) iyi huylu ve kötü huylu neoplazmalar:

Yaygın olmayan: Mesane kanseri

Kan ve lenf sistemi hastalıkları

Yaygın: Anemi.

Metabolizma ve beslenme hastalıkları

Yaygın: Kilo artışı.

Sinir sistemi hastalıkları

Yaygın: Başağrısı.

Göz hastalıkları

Yaygın: Görme bozuklukları.

Gastrointestinal hastalıkları

Yaygın olmayan: Flatulans.

Kas-iskelet bozukluklar, bağ doku ve kemik hastalıkları

Yaygın: Artralji.

Böbrek ve idrar hastalıkları

Yaygın: Hematüri.

Üreme sistemi ve meme hastalıkları

Yaygın: Erektil fonksiyon bozukluğu.

9/16

Aktif kontrollü karşılaştırma çalışmalarda, metformin ve pioglitazon ile tedavi edilen hastalarda

%6.3 oranında ödem gözlenirken metformin tedavisine sülfonilüre eklenen hastalarda %2.2

oranında ödem gözlenmiştir. Ödem genellikle hafif-orta derecede gözlenmiştir ve tedavinin

kesilmesini gerektirmemiştir.

Aktif kontrollü karşılaştırma çalışmalarda, pioglitazon monoterapisinden bir yıldan uzun bir süre

sonrasında

ortalama

kilo

artışı

olarak

bildirilmiştir.

Pioglitazon

metformin

kombinasyonu tedavisinden bir yıldan uzun bir süre sonrasında ortalama kilo artışı 1,5 kg olarak

bildirilmiştir.

Görme bozuklukları, erken tedavi sürecinde bildirilmiştir ve kan glukoz değeri değişiklikleri ile

ilişkilidir.

Pioglitazon ile yürütülen klinik çalışmalarda, ALT seviyelerinin normal üst limitin >3 katına

yükselme

insidansı

plaseboya

değer

bulunmakla

birlikte

metformin

veya

sülfonilüre

karşılaştırma gruplarında görülenden daha düşük bulunmuştur. Pioglitazon tedavisi ile ortalama

karaciğer enzim seviyeleri azalmıştır. Pazarlama sonrasında nadir olgularda karaciğer enzimleri

yükselişi veya hepatoselüler fonksiyon bozukluğu gözlenmiştir. Her ne kadar nadir olsa da, fatal

sonuçlar bildirilmiştir; nedensel ilişki henüz belirlenmemiştir.

Kontrollü

klinik

çalışmalarda,

pioglitazon

tedavisi

kalp

yetmezliği

insidansı

plasebo,

metformin

sülfonilüre

tedavi

grupları

benzer

bulunmuştur,

ancak

insülin

kombinasyonu sonucunda kalp yetmezliği insidansı artmıştır. Daha önce majör makrovasküler

hastalığı olan hastalarda pioglitazon tedavisine insülin tedavisi eklendiğinde gözlenen ciddi kalp

yetmezliği insidansı plaseboya oranla %1.6 oranında daha yüksektir. Bununla birlikte bu durum

mortalitede artışa neden olmamıştır. Pioglitazon ile kalp yetmezliği nadiren bildirilmiştir, ancak

insülin ile kombinasyon halinde kullanıldığında veya kalp yetmezliği öyküsü olan hastalarda

kullanıldığında kalp yetmezliği daha sık bildirilmiştir.

Sabit doz kombinasyonundaki her bir etken maddeye ilişkin ek bilgiler;

Pioglitazon

Pioglitazon

yapılan

çift

kör

plasebo

kontrollü

klinik

çalışmalarda

üst

solunum

yolu

enfeksiyonu ve hipoestezi yaygın olarak gözlenirken, sinüzit ve insomni yaygın olmayan olarak

gözlenmiştir.

(Kist ve polipler de dahil olmak üzere) iyi huylu ve kötü huylu neoplazmalar:

Yaygın olmayan: Mesane kanseri

Pazarlama sonrası veriler

Pioglitazon

Göz hastalıkları

Bilinmiyor: Maküler ödem.

Metformin

Metabolizma ve beslenme hastalıklar

Çok seyrek: Uzun süreli metformin kullanımı sırasında Vitamin B

absorbsiyonunda ve serum

seviyelerinde

azalma.

Hastalarda

megaloplastik

anemi

gözlendiğinde

böyle

etiyoloji

düşüncesi önerilmektedir.

Çok seyrek : Laktik asidoz (bkz. Bölüm 4.4 Kontrendikasyonlar)

10/16

Sinir sistemi hastalıkları

Yaygın: Tat alma bozukluğu.

Gastrointestinal hastalıkları

Çok

yaygın:

Bulantı,

kusma,

diyare,

abdominal

ağrı

iştah

kaybı

gibi

gastrointestinal

hastalıklar. Bu istenmeyen etkiler, tedavi başlangıcında sık gözlenmektedir ve birçok olguda

kendiliğinden geçmektedir.

Hepato-bilier hastalıkları

İzole edilmiş raporlar: Karaciğer fonksiyon test anormalikleri veya hepatit

Deri ve deri altı doku hastalıkları

Çok seyrek: Eritem, pruritus, ürtiker.

Randomize, karşılaştırıcı kontrollü, çift kör klinik çalışmaların havuz analizinde, 3.5 yıldan uzun

süre

pioglitazon

tedavisi

gören

hastalarda

kemiklerde

kırılma

etkisinin

gözlendiği

belirtilmiştir.

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması

Ruhsatlandırma

sonrası

şüpheli

ilaç

advers

reaksiyonların

raporlanması

büyük

önem

taşımaktadır. Raporlama

yapılması, ilacın

yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine

olanak sağlar. Sağlık mesleği mensuplarının herhangi bir şüpheli advers reaksiyonu Türkiye

Farmakovijilans

Merkezi

(TÜFAM)’ne

bildirmeleri

gerekmektedir

(www.titck.gov.tr;

posta:tufam@titck.gov.tr; tel:0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35 99)

4.9

Doz aşımı ve tedavisi

ACORT ile ilgili doz aşımına dair veri mevcut değildir. ACORT’un içeriğindeki pioglitazon ve

metformin’e ilişkin doz aşımına ilişkiler aşağıda mevcuttur.

Pioglitazon

Hastalar, pioglitazonu önerilen en yüksek doz günde 45 mg’ın üstünde almışlardır. Bildirilen

maksimum pioglitazon dozu 4 gün için 120 mg/gün, sonra 7 gün için 180 mg/gün’dür ve

herhangi bir semptom ile

ilişkili değildir. Aşırı doz vakasında, hastanın klinik belirti ve

semptomlarına göre uygun destekleyici tedavi uygulanmalıdır.

Metformin

İleri derecedeki metformin doz aşımı tıbbi aciliyeti olan ve hastanede tedavi edilmeyi gerektiren

laktik asidoza yol açabilir.

Laktat ve metformini uzaklaştırmanın en etkili yöntemi hemodiyalizdir.

5.

FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER

5.1

Farmakodinamik özellikler

Farmakoterapötik grubu: Oral kan şekeri düşürücü ilaç kombinasyonları.

ATC kodu: A10BD05

ACORT,

diyabet

hastalarında

glisemik

kontrolü

iyileştirmek

için

farklı

etki

mekanizmalarına sahip iki antidiyabetik ajanı, tiazolidindion sınıfının bir üyesi olan pioglitazon

11/16

ve biguanid sınıfının bir üyesi olan metformin hidroklorürü birleştirmektedir. Biguanidler esas

olarak endojen hepatik glukoz üretimini azaltarak etki gösterirken, tiazolidindionlar insülin

duyarlılığını

artıran

ajanlardır

esas

olarak

periferik

glukoz

kullanımını

artırarak

etki

gösterirler.

Pioglitazon

Pioglitazon periferde ve karaciğerde insülin direncini azaltarak insüline bağlı glukoz kullanımını

artırır ve hepatik glukoz oluşumunu azaltmaktadır. Sülfonilürelerden farklı olarak, pioglitazon

insülin

salgılanmasını

uyarmamaktadır.

Pioglitazon,

peroksizom

proliferatör-aktif

reseptör

gammanın (PPARγ) güçlü ve seçici agonistidir. PPAR reseptörleri, insülin aktivasyonu için

önemli olan adipoz doku, iskelet-kas ve karaciğer gibi önemli dokularda bulunmaktadır. PPARγ

nükleer reseptör aktivasyonu glukoz ve lipid metabolizmasının kontrolünde rol oynayan insüline

yanıt veren genlerin transkripsiyonunu modüle etmektedir. Diyabetik hayvan modellerinde,

pioglitazonun

diyabette

insülin

direncinin

karakteristik

belirtileri

olan

hiperglisemi,

hiperinsülinemi ve hipertrigliseridemiyi azalttığı bildirilmiştir. Pioglitazon, insülin direncini

azaltarak

dolaşımdaki

insülin

etkinliğini

artırdığından,

endojen

insülin

yokluğunda

glukozunu düşürmemektedir.

Tip 2 diyabet hastalarında açlık ve tokluk glisemik kontrolde iyileşme gözlenmiştir. Glisemik

kontrolde iyileşme açlık ve tokluk plazma insülin konsantrasyonlarındaki artış ile ilişkilidir.

Gliklazide

karşılık

pioglitazon

monoterapisi

klinik

çalışmasında,

pioglitazon

tedavisi

alan

hastalarda glisemik kontrol % 69 sağlanmışken gliklazid tedavisi alanlarda %50 gözlenmiştir.

Plasebo kontrollü klinik çalışmada, hastalar 12 ay boyunca pioglitazon veya plasebo almışlardır.

Pioglitazon alan hastaların HbA

’lerindeki ortalama azalma %0.45 gözlenmiştir.

HOMA analizi pioglitazonun beta hücresi fonksiyonlarında iyileşme sağladığını ve insülin

duyarlılığını artırdığını belirtmiştir.

yıllık

klinik

çalışmalarda,

albümin/kreatinin

oranında

pioglitazon

tutarlı

şekilde

başlangıca göre istatistik olarak anlamlı düşüşler göstermiştir.

sekiz

haftalık

çalışmada,

diyabet

hastaları

üzerinde

pioglitazon

monoterapiye karşılık plasebo) etkinliği çalışılmıştır. Pioglitazon belirgin kilo alımı ile ilişkili

bulunmuştur. Ekstra abdominal yağ kütlesinde artış olurken, viseral yağlanma anlamlı derecede

azalmıştır. Pioglitazon ile vücut yağ dağılımında benzer değişimlere insülin duyarlılığındaki

iyileşme de eşlik etmiştir. Birçok klinik çalışmada, plasebo ile karşılaştırıldığında pioglitazon

alan hastaların total plazma trigliseridlerinde ve serbest yağ asitlerinde artış ve HDL-kolesterol

seviyelerinde düşüş gözlenmiştir. LDL-kolesterol seviyelerinde ise, küçük ve klinik olarak

anlamsız

artışlar

gözlenmiştir.

Yirmi

haftalık

çalışmada,

pioglitazon

açlık

trigliseridlerinde

postprandiyal

hipertrigliseridemide

düşüş

gözlenmiştir.

etkiler

pioglitazonun glisemik etkisinden bağımsızdır ve glibenklamidden istatistikî olarak anlamlı

derecede farklıdır.

Son yapılan bir PROaktif çalışmada, tip 2 diyabeti ve majör makrovasküler hastalığı olan

hastalar mevcut antidiyabetik ve kardiyovasküler tedavinin yanı sıra 3.5 yıl boyunca pioglitazon

veya plasebo almak üzere randomize edilmiştir. Ortalama 9.5 yıllık diyabet öyküleri var idi.

Hastaların yaklaşık üçte biri insülin ile birlikte metformin ve/veya sülfonilüre tedavisi almıştır.

Çalışma sonunda, pioglitazon kullanımına bağlı uzun dönem kardiyovasküler durumun söz

konusu olmadığı belirtilmiştir. Ancak, ödem, kilo alımı ve kalp yetmezliği insidansında artış

gözlenmiştir. Kalp yetmezliğine bağlı mortalitede artış gözlenmemiştir

12/16

Metformin

Metformin

bazal,

postprandial

plazma

glukoz

düzeylerini

düşüren

antihiperglisemik etkilere sahip bir biguaniddir. İnsülin salgısını stimüle etmemekte ve böylece

hipoglisemiye neden olmamaktadır.

Metformin üç mekanizma ile etki edebilmektedir:

Glukoneogenez ve glikojenolizin inhibisyonuyla hepatik glukoz üretimini azaltır.

Kaslarda

insülin

duyarlılığını

hafif

derecede

artırarak,

periferik

glukoz

alımı

kullanımını iyileştirir.

İntestinal glukoz emilimini geciktirir.

Metformin glikojen sentaza etki ederek intrasellüler glikojen sentezini stimüle eder. Metformin

spesifik membran glukoz taşıyıcısı tiplerinin taşıma kapasitesini artırmaktadır (GLUT-1 ve

GLUT-4).

İnsanlarda

glisemi

üzerindeki

etkisinden

bağımsız

olarak

metforminin

lipit

metabolizması

üzerinde de olumlu etkileri vardır. Bu durum kontrollü, orta veya uzun süreli klinik çalışmalarda

terapötik dozlarda gösterilmiştir: Metformin toplam kolesterol, LDL kolesterol ve trigliserid

düzeylerini düşürmektedir.

Prospektif, randomize bir çalışmada (UKPDS) tip 2 diyabetli hastalarda yoğun kan glukoz

kontrolünün uzun vadeli yararı gösterilmiştir. Tek başına diyetle tedavinin başarısız olmasının

ardından metforminle tedavi edilen aşırı kilolu hastalarda elde edilen bulguların analizi:

Metformin grubunda sadece diyete karşı (43.3 olay/1.000 hasta-yılı), p= 0.0023 ve

kombine sulfonilüre ve insulin monoterapi gruplarına karşı (40.1 olay/1,000 hasta-yılı),

0.0034

diyabetle

ilişkili

komplikasyona

yönelik

mutlak

riskte

anlamlı

azalma

meydana gelmiştir.

Diyabetle

ilişkili

mortaliteye

yönelik

mutlak

riskte

anlamlı

azalma

gözlenmiştir:

metformin 7.5 olay/1000 hasta-yılı, sadece diyet 12.7 olay/1.000 hasta-yılı, p= 0.017.

Genel mortaliteye yönelik mutlak riskte anlamlı azalma gözlenmiştir: Sadece diyete karşı

[(20.6 olay/1.000 hasta-yılı) (p= 0.011)] ve kombine sulfonilüre ve insulin monoterapi

gruplarına karşı [18.9 olay/1.000 hasta-yılı (p= 0.021)m] metformin 13.5 olay/1.000

hasta-yılı.

Miyokard enfarktüsüne yönelik mutlak riskte anlamlı azalma gözlenmiştir: metformin

11 olay/1.000 hasta-yılı, sadece diyet 18 olay/1.000 hasta-yılı, (p= 0.01).

5.2

Farmakokinetik özellikler

Genel özellikler

Sağlıklı gönüllülerde yapılan biyoeşdeğerlilik çalışmaları ACORT’un biyoeşdeğerliliğinin ayrı

ayrı

uygulanan

pioglitazon

metformin

tabletlerin

biyoeşdeğerliğine

eşit

olabileceğini

göstermiştir.

Sağlıklı bireylere ACORT uygulandığında besinlerin pioglitazonun EAA ve C

maks

değerlerine

etki etmediği gözlenirken metforminin ortalama EAA ve C

maks

değerlerini düşürdüğü (sırasıyla

%13 ve % 28) gözlenmiştir. Besinlerle birlikte pioglitazonun yarılanma ömrü yaklaşık 1.9 saat,

metforminin ise 0.8 saat geciktiği belirtilmiştir.

13/16

Pioglitazon

Emilim:

Pioglitazon, oral alımı takiben gastrointestinal yoldan hızla absorbe olmakta ve tüm dozlarda

maksimum

serum

konsantrasyonuna

(Cmaks)

saatte

ulaşmaktadır.

Kararlı

duruma

alımından 4-7 gün içinde ulaşılır. Besinler ile maksimum plazma konsantrasyonunda hafif

gecikme (tmaks) gözlenir, ancak absorbsiyon miktarını değiştirmez. Tam anlamıyla ortalama

biyoyararlanımı %80’den fazladır.

Dağılım:

İnsanlarda tahmin edilen dağılım hacmi 0.25 l/kg’dır. Pioglitazon ve tüm aktif metabolitleri

plazma proteinlerine yüksek oranda bağlanır (> % 99).

Biyotransformasyon:

Pioglitazon alifatik metilen gruplarının hidroksilasyonu yoluyla yoğun bir sekilde karaciğerde

metabolize edilir. Bu başlıca sitokrom P450 3A4 ve 2C9 ve daha az derecede de bir çok diğer

izoformu sayesinde gerçekleşir. Belirlenen altı metabolitinden üçü aktiftir (M-II, M-III ve MIV).

Konsantrasyonlar ve plazma proteinlerine bağlanma göz önüne alınırsa pioglitazon ile M-III

metaboliti etkinliğe eşit olarak katkıda bulunur. M-IV’ün etkinliğe katkısı pioglitazonun üçte

biri kadar ve M-II’nin ki minimal seviyelerdedir.

İn

vitro

çalışmalar

pioglitazonun

sitokrom

P450

subtiplerini

baskıladığını

göstermemiştir.

İndüklenebilen P450 izoenzimleri olan 1A, 2C8/9 ve 3A4 insanda indüklenmemektedir.

Çalışmalar

digoksin,

varfarin,

fenprokumon

metforminin

farmakodinamik

farmakokinetiklerine pioglitazonun etkisini göstermemiştir. P450 izoenzimlerini tetikleyen veya

baskılayanların pioglitazon veya aktif metabolitlerini etkilememesi beklenir.

Eliminasyon:

Oral uygulamayı takiben, insanlarda pioglitazon dozunun yaklaşık %55’i feçes ve %45’i idrarda

tespit edilmiştir. Hayvanlarda idrar ya da feçesde çok az miktarda değişmemiş pioglitazon tespit

edilmiştir. Ortalama plazma eliminasyon yarı ömrü değişmemiş pioglitazon için 5-6 saat ve aktif

metabolitleri için 16-23 saattir.

Doğrusallık/Doğrusal olmayan durum:

2-60 mg dozlarına orantılı olarak plazma konsantrasyonları artar.

Metformin

Emilim:

Oral metformin uygulamasının ardından, 2.5 saat içinde tmaks değerine erişilmektedir. 500 mg

metformin tabletin mutlak biyoyararlanımı sağlıklı deneklerde yaklaşık %50 ila %60’tır. Oral

dozun ardından dışkıyla atılan emilmemiş fraksiyon %20 ila %30 oranındadır.

Oral

uygulamanın

ardından,

metformin

emilimi

doyurulabilirdir

tamamlanmamıştır.

Metformin emilim farmakokinetiğinin doğrusal olmadığı düşünülmektedir. Mutad metformin

dozlarında ve dozlam programlarında, kararlı durum plazma konsantrasyonlarına genellikle 24-

48 saat içinde erişilmekte ve bunlar genellikle 1 μg/ml’den düşük olmaktadır. Kontrollü klinik

çalışmalarda maksimum metformin plazma düzeyleri (Cmaks) maksimum dozlarda dahi 4

μg/ml’i geçmemiştir.

Gıda alımı metformin emilimini boyutunu azaltmakta ve bir miktar geciktirmektedir. 850 mg’lık

bir dozun uygulamasının ardından, %40 daha düşük plazma doruk konsantrasyonu, %25 daha

14/16

düşük EAA değeri ve pik plazma konsantrasyonuna kadar geçen sürede 35 dakikalık bir

gecikme gözlenmiştir. Bu bulgunun klinik anlamlılığı bilinmemektedir.

Dağılım:

Plazma proteinine bağlanma önemsiz düzeydedir. Metformin eritrositlere bağlanmaktadır. Pik

düzeyleri,

plazma

düzeylerinden

düşüktür

hemen

hemen

aynı

zamanda

görülmektedir. Kırmızı kan hücreleri büyük ihtimalle dağılımın ikinci kompartmanını temsil

etmektedir. Ortalama dağılım hacmi (Vd) 63 - 276 litredir.

Biyotransformasyon:

Metformin

değişmemiş

halde

idrarla

atılmaktadır.

İnsanlarda

herhangi

metabolite

rastlanmamıştır.

Eliminasyon:

Metforminin renal klerensi > 400 ml/dak’dır; bu da metforminin glomerüler filtrasyon ve

tübüler

sekresyonla

elimine

edildiğini

göstermektedir.

Oral

uygulamayı

takiben,

belirgin

terminal eliminasyon yarı ömrü yaklaşık 6.5 saattir. Böbrek fonksiyonlarında bozukluk varsa,

renal klirens kreatininle orantılı olarak azalmakta ve dolayısıyla eliminasyon yarı ömrü de

uzayarak plazma metformin düzeylerinin artmasına neden olmaktadır.

Hastalardaki karakteristik özellikler

Böbrek yetmezliği:

Pioglitazon çeşitli derecelerde böbrek bozukluğu olan hastalarda iyi tolere edilmiştir. Her ne

kadar ağır böbrek bozukluğu olan hastalarda ortalama serum değerleri düşük olsa da, minimal

farmakokinetik

etki

göstermiştir.

Ağır

böbrek

bozukluğu

olan

hastalarda

değişimini

gerektirmemektedir.

Karaciğer yetmezliği:

Normal

kontroller

karşılaştırıldığında,

karaciğer

fonksiyon

bozukluğu

olan

hastalarda

pioglitazon ve total pioglitazon ortalama doruk konsantrasyonu yaklaşık %48 daha düşüktür,

ancak

değerlerinde

değişiklik

yoktur.

Ancak,

aktif

karaciğer

hastalığı

veya

serum

transaminaz seviyesi normal üst limitten (ULN) 2.5 kat yüksek olan hastalarda pioglitazon

kullanımı önerilmemektedir

Cinsiyet:

Cinsiyet pioglitazonun farmakokinetik parametrelerini anlamlı derecede etkilememektedir.

Yaşlılarda:

Yaş pioglitazonun farmakokinetik parametrelerini anlamlı derecede etkilememektedir.

5.3

Klinik öncesi güvenlilik verileri

ACORT’daki kombine ürünlerle herhangi bir hayvan çalışması yapılmamıştır. Aşağıdaki veriler

pioglitazon veya metforminle ayrı ayrı çalışmalardan elde edilen verilerdir.

Pioglitazon

Toksikoloji çalışmalarında, hemodilüsyon, anemi ve tersinir eksantrik kardiyak hipertropi ile

plazma hacim genişlemesi fare, sıçan, köpek ve maymunlarda istikrarlı bir şekilde gözlenmiştir.

Ayrıca,

artmış

yağ

birikimi

infiltrasyon

gözlenmiştir.

Pioglitazon

yapılan

hayvan

çalışmalarında

fetal

gelişmede

kısıtlılıklar

gözlenmiştir.

durum

pioglitazonun

etkisine

dayandırılabilir.

15/16

Geniş çaplı in vivo ve in vitro genotoksisite çalışmalarında pioglitazon genotoksisite potansiyeli

göstermemiştir.

İki

yıla

kadar

pioglitazon

tedavisinde,

hiperplazi

insidansında

(erkek

dişilerde) ve idrar kesesi epitelyumu tümörü insidansında (erkeklerde) artış gözlenmiştir. Bu

bulguların ilişkisi henüz bilinmemektedir. Farelerde hiçbir cinsiyette tümör oluşturucu etki

gözlenmemiştir.

kadar

tedavi

edilen

köpek

veya

maymunlarda

idrar

torbası

hiperplazisi görülmemiştir.

Metformin

Erkek ve dişi sıçanlar ile pioglitazon 40 mg/kg dozuna kadar (insanlar için önerilen maksimum

dozun yaklaşık 9 katı, mg/m

) yapılan çalışmalarda fertilite üzerine bir etki gözlenmemiştir.

Erkek ve dişi sıçanlar ile metformin 600 mg/kg/gün (insanlar için önerilen maksimum dozun

yaklaşık 3 katı) dozu ile yapılan çalışmalarda fertilite üzerine bir etki gözlenmemiştir.

Geleneksel

güvenlilik farmakolojisi, tekrarlanan doz toksisitesi, genotoksisite, karsinojenik

potansiyel ve üreme toksisitesi çalışmalarına dayalı olan insanlara yönelik özel bir tehlike ortaya

koymamaktadır.

6.

FARMASÖTİK ÖZELLİKLERİ

6.1

Yardımcı maddelerin listesi

Povidon (K30)

Laktoz Monohidrat FP

Mikrokristalin selüloz (pH 102)

Kroskarmeloz Sodyum

Magnezyum Stearat

Talk

Opadry Beyaz YS-1R-7002*

*Opadry Beyaz YS-1R-7002 hipromelloz, makrogol ve titanyum dioksit içerir

6.2

Geçimsizlikler

Bilinen geçimsizliği yoktur.

6.3

Raf ömrü

36 ay

6.4

Saklamaya yönelik özel uyarılar

25°C’nin altında, oda sıcaklığında saklanmalıdır.

6.5

Ambalajın niteliği ve içeriği

30, 60 ve 90 film tablet içeren, Alüminyum / Alüminyum blister ve karton kutu içerisinde.

6.6

Tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler

Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller “Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” ve

“Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Kontrolü Yönetmeliği”ne uygun olarak imha edilmelidir.

7. RUHSAT SAHİBİ

Tripharma İlaç San. ve Tic. A.Ş.

Reşitpaşa Mahallesi, Eski Büyükdere Caddesi No:4

16/16

34467 Maslak/Sarıyer/İstanbul

Tel No : 0212 – 366 84 00

Faks No: 0212 – 276 20 20

8. RUHSAT NUMARASI

236/45

9. İLK RUHSAT TARİHİ / RUHSAT YENİLEME TARİHİ

İlk ruhsat tarihi: 31.10.2011

Ruhsat Yenileme tarihi:

10. KÜB’ÜN YENİLEME TARİHİ:

Bu ürünle ilgili güvenlik uyarısı bulunmamaktadır.

15-8-2018

Komboglyze (AstraZeneca AB)

Komboglyze (AstraZeneca AB)

Komboglyze (Active substance: saxagliptin / metformin) - Centralised - 2-Monthly update - Commission Decision (2018)5559 of Wed, 15 Aug 2018 European Medicines Agency (EMA) procedure number: EMEA/H/C/2059/WS/1289

Europe -DG Health and Food Safety